| Düşündüm ki eğer seni buraya getirebilirsem seni etkileyebilirim. | Open Subtitles | إعتقدت بأنه إذا كان من الممكن أن أحصل عليك هنا فيمكنني أن أغويك |
| Satine'e söyledim ki eğer Christian onun yakınına gelirse öldürülecek! | Open Subtitles | لقد أخبرت ساتين بأنه إذا إقترب كريستان منها، فسوف يُقتل قريباً جداً سيحدث ذلك |
| Doğa kanunu der ki, eğer bir erkek tavşanı alırsan ve bir dişi tavşanı alırsan, ve bunları uzun bir süreliğine aynı kafese koyarsan sence ne olur? | Open Subtitles | قانون الطبيعة يقول بأنه إذا أخذت أرنب ذكر وأرنبة ، ووضعتهُمَا في قفصٍ معاً لمدّةطويلةمِنالزمن، |
| Ve biliyorsunuz, Kuran der ki eğer Kutsal Kitabı öğrenirlerse kadınlar iyi eş olabilirler ve kocalarına itaat ederler." | TED | وكما تعلمون، يخبرنا القرآن بأنه إذا علّمنا النساء تعاليم القرآن فيمكنهن أن يصبحن زوجاتٍ صالحات، وأن يطعن أزواجهنَّ." |
| Eğer telefonunuzda veya bilgisayarınızda stalker programı varsa orada birinin var olup olmadığını bilmek gerçekten çok zor. | TED | اتضح بأنه إذا كان لديكم برنامج ترصد على حاسوبكم أو هاتفكم، يكون من الصعب جداً تحديد وجوده في الجهاز. |
| ...çünkü az önce bir muhabire "söyleyecek bir şeyi varsa çıkıp söylemesi gerektiğini" anlattım. | Open Subtitles | لأنني أخبرت صحفية تواً بأنه إذا كان لديها شيئاً لتقوله فما عليها إلا أن تخرج و تقوله |
| Inanıyorum ki eğer bir milyon Amerikalının katılacağı bir hareket oluşturursak red yeme ihtimalimiz çok zayıf. | TED | انا حقيقي أؤمن بأنه إذا كونت حركة من مليون أمريكي قوي، لن يتم رفضنا . |
| Şimdi bilgisayara diyorum ki eğer bana doğru cebabı verirse büyük ödülü seve seve onunla paylaşmaya hazırım. | Open Subtitles | ...،سأخبر الحاسب الآن بأنه إذا أخبرني عن الجواب الصحيح ...فسأقتسم معه بكل سرور الجائزة الكبرى |
| Düşündüm ki eğer seni buraya getirebilirsem seni etkileyebilirim. | Open Subtitles | إعتقدت بأنه .... إذا كان من الممكن أن أحصل عليك هنا فيمكنني أن أغويك ... |
| Çünkü gerçekten inanıyorum ki eğer kötü karmaya yakalandıysanız... | Open Subtitles | لأنني أؤمن فعلاً بأنه إذا كانت العاقبة الأخلاقية السيئة ... قادمة في طريقها إليك |
| Düşündüm ki, eğer Dean gelip de dövülüp soyulduğumuzu söylerse, | Open Subtitles | فكرت بأنه إذا أثبت " دين " أننا تعرضنا للضرب والسرقة |
| Son 10 yıl içinde bir kaç proje üzerinde çalıştım ve farkettim ki, eğer onları birleştirirsem beklenmedik bir başarıya imza atabilirim. | Open Subtitles | أنا أَعْملُ على عدد من المشاريعِ خلال العقد الماضي وقد أدركتُ بأنه إذا دمجتهم قَدْ أكُون قادر على إنْجاز ...شيء غير متوقّع |
| Millet, rahatlayın. Eminim ki, eğer kovulursanız, | Open Subtitles | رفاق , اهدأوا أنا متأكدة بأنه إذا طردتم |
| Yani kendi tarafımıza değil de diğer taraf aleyhinde oy veriyoruz. Unutmamalısınız ki, eğer söz konusu kişiler solcu ise "Eskiden sağcılar kötü diye düşünürdüm, şimdi Donald Trump bunu kanıtlıyor. | TED | وكلما صوتنا أكثر وأكثر ضد الجانب الآخر وليس لصالحنا، عليكم أن تضعوا في إعتباركم بأنه إذا كان الناس يساريون، فإنهم يفكرون، "حسنًا، كنتُ أعتقدُ أن الجمهوريين سيئون، لكن الآن يثبتُ دونالد ترمب ذلك. |
| Yaptığımız şey ise şuydu, Avustralya'da topladığımız paranın bir kısmını aldık ve kampanyayı Kanada, ABD ve İngiltere'ye taşımak için kulandık. Bunu yaptık çünkü biliyorduk ki eğer bu başarılı olursa, tek başına Avustralya'da topladığımiz paradan sonsuz derecede fazla katını dünya çapında toplayabilirdik. Ve bu para araştırmamızın yakıtı olabilir ve bu araştırma bize bir tedaviyi getirecek. | TED | بالتالي مافعلناه هو أننا أخذنا بعض المال الذي كنا قد جمعناه في أستراليا لنقل الحملة إلى هنا إلى هذه البلد ، إلى أمريكا و بريطانيا ، ولقد قمنا بذلك لأننا علمنا بأنه إذا نجح هذا الأمر ، سنستطيع عالميا جمع الكثير من المال أكثر مما نستطيع جمعه في أستراليا . و بهذا المال سنمول البحوث ، وهذه البحوث ستصل إلى علاج |
| Kroehner Marty'e demiş ki, eğer bizim için ceset topIarsa işini kaybedermiş. | Open Subtitles | و(كرونر) أخبر (مارتي) بأنه إذا نقل ذبائنا... -سيخسر أعماله معهم . |
| Ve konuşmamı özellikle sonlandırmak isteyeceğim bir konu varsa o da E.P. 'nin biz hafıza sorunu olduğunu bile hatırlayamayan bir amneziğin bana öğrettiğidir. O da şu ki: hayatlarımız anılarımızın toplamıdır. hayatlarımız anılarımızın toplamıdır. | TED | وأعتقد بأنه إذا كان هناك شيء واحد أريد أن اترككم معه هو ما تركه إي بي فاقد الذاكرة الذي لم يستطع حتى تذكر أن لديه مشكلة في الذاكرة معي وهي فكرة أن حياتنا هي مجموع ذكرياتنا |
| Bence çok önemli bir hata yapıyoruz düşünüyoruz ki insanların bir şeye ihtiyaçları varsa onlara onu istetmemize gerek yok. | TED | وأعتقد أننا نقوم بخطأ بنيوي، نحن نضع إفتراضاً، معتقدين بأنه إذا كان الناس في حاجة ضرورية لشئ ما، لسنا في حاجة لأن نقوم بترغيبهم فيه. |