| Çıkın Çıkmazı'nda tanıştığım Cüce mümkünü yok sözünden dönmezdi. | Open Subtitles | القزم الذي التقيته في (باغ إند) ما كان ليحنث بوعده قط |
| Çıkın Çıkmazı'ndaki bahçeme ekeceğim. | Open Subtitles | سأقوم بزراعتها في حديقتي في (باغ إند) |
| Yolu Çıkın Çıkmazı'na düşen olursa çayı 4.00'te içerim. | Open Subtitles | إذا مر أحدكم يوماً في (باغ إند)... فالشاي عند الرابعة عصراً |
| Haklısın da. Çıkın Çıkmaz'ı sık sık düşünürüm. | Open Subtitles | ومعك حق، أنا أفكّر في "باغ إند" أحيانًا |
| Çıkın Çıkmaz'lı bir Baggins'im. | Open Subtitles | "*أنا (باغينز) من "باغ إند |