| Üç kaçak genç ellerinde kalede dövülmüş kılıçlar. | Open Subtitles | ثلاثة هاربين. يحملون سيوف مسبوكة بالقلعة. |
| Bazıları der ki, kalede parlayıp bir zamanların güçlü kralının gölgesini ortaya çıkaran tek ışık çocuğu için ayırdığı odadan gelirmiş. | Open Subtitles | يقول البعض ان الضوء الوحيد الذي يضىء بالقلعة اَخر ضوء لظل الملك العظيم بغرفته من أجل طفله |
| Analize başlayıp verileri Kale'ye göndereceğiz. | Open Subtitles | سوف نبدأ بالتحليل ونرسلها إلى الفريق بالقلعة |
| Analize başlayıp verileri Kale'ye göndereceğiz. | Open Subtitles | سوف نبدأ بالتحليل ونرسلها إلى الفريق بالقلعة |
| Kaleyi kuşatıyorlar. | Open Subtitles | إنهم يحيطون بالقلعة ويحاصرونها أنت تعرف؟ |
| Bu Seamus O'Flannery kalenin yapımı sırasında İrlanda'dan getirmiş olmalı. | Open Subtitles | هذا سيموس فلانارى الرجل الذى جاء بالقلعة هنا من أيرلندا |
| Bölmek istemem ama denize gömülmek üzere olan bir kaledeki askerlerle çevrili durumdayız. | Open Subtitles | لا اقصد ان اقطع لكن نحن محاصرون, من الجنود بالقلعة التي ستغرق حالاً. |
| - Şatoda sizin için bir oda ayarlandı. - Oh, harika. | Open Subtitles | لدينا غرفة لك بالقلعة رأئع |
| Seninle ilk tanıştığımızda bana ormanda kazık attın seni tanıdıktan sonra da kalede kazık attın. | Open Subtitles | خدعتِني في الغابة بأوّل لقاء لي بك، وخدعتني بالقلعة حين كنت عليمًا بفطرتك الخدّاعة. |
| Birinci kalede olacaklara bir bak! | Open Subtitles | أنظر لهؤلاء الذين بالقلعة الأولى |
| Peşinde bir katil varken, kalede korunmasız bir şekilde gezinerek kumar oynamak onlara olan borcunu ödemek için oldukça kötü bir yol! | Open Subtitles | وأنت تضيع تضحيتهما هباء وتتجول بالقلعة... بدونحمايةمع وجودقاتلحر... أسلوب فقير لرد التضحية |
| Bana, kalede kendime ait bir oda verecekler. | Open Subtitles | سيقومون بإعطائي غرفتي الخاصة بالقلعة |
| O zaman neden babam kalede sessiz bir şekilde. | Open Subtitles | فلماذا لم يعد أبي يجيبني بالقلعة ؟ |
| Edenia şövalyeleri, Kale içinde teslim olmalarına zorlanarak etkisiz hale getirildi. | Open Subtitles | ممّا أرغم جميع مَن بالقلعة على الإستسلام. |
| Burada kesinlikle güvendesin. Dogu Meclisi Kale gibidir. | Open Subtitles | من المؤكد انك أمنة هنا المجمع الشرقي بالقلعة |
| Burada kesinlikle güvendesin. Doğu Meclisi Kale gibidir. | Open Subtitles | من المؤكد انك أمنة هنا المجمع الشرقي بالقلعة |
| Kaleyi kuşatan kanallar gibi | Open Subtitles | مثل الخندق الذي يحيط بالقلعة امتدت هذه القنوات |
| Whirlen Kaleyi almadan önce bile. | Open Subtitles | حتى قبل ويلرن أن يفوز بالقلعة فى المناقصة |
| - Kaleyi bilen birine ihtiyacım var. | Open Subtitles | -أحتاج لشخص على دراية بالقلعة معي |
| Her sabah Sara uyanıp... kalenin temizliği ve yemeğini yapmaya koyulurmuş. | Open Subtitles | كل صباح ، تستيقظ سارة الصغيرة وتبدأ في الطبخ والتنظيف والإهتمام بالقلعة بالكامل |
| Her sabah Sara uyanıp... kalenin temizliği ve yemeğini yapmaya koyulurmuş. | Open Subtitles | كل صباح ، سارة الصغيرة تستيقظ وتبدأ في الطبخ والتنظيف ، والإهتمام بالقلعة بالكامل |
| Kral'ın öldüğü gece, bize, kaledeki herkesin katledildiği söylendi. | Open Subtitles | ليلة موت الملك، أُخبرنا بأنّ كلّ من كانوا بالقلعة ذُبحوا. |
| Ama kullanmayı istesem bile yapamam çünkü Zod kaledeki aygıtı yok etti. | Open Subtitles | وحتى لو أردت استعماله فلا أستطيع، لأن (زود) قد دمر لوحة التحكم بالقلعة |
| Bunları Şatoda söyleyebilirsin. | Open Subtitles | هذه الكلمات الخاصة بالقلعة |