"بالهروب" - Translation from Arabic to Turkish

    • kaçmasına
        
    • kaçmayı
        
    • kaçmaya
        
    • kaçma
        
    • kaçarak
        
    • kaçmana
        
    • kaçtı
        
    • Kaçmalarına
        
    • kaçış
        
    • kaçmasını
        
    • kaç
        
    • kaçıp
        
    • kaçmamız
        
    • kaçmakla
        
    • kaçarken
        
    Bir depremden hemen önce yer kabuğunda baskı arttıkça ince çatlaklar bu gazların yüzeye kaçmasına izin veriyor. TED مع تصاعد التوتر في القشرة قبل وقوع الزلزال مباشرةً، تسمح الكريّات الدقيقة لهذه الغازات بالهروب إلى السطح.
    Bazı gerçeklikler kadar büyük. kaçmayı düşünmen olası bile değil. Open Subtitles حجمه بمثابه حجم بعض العوالم لا يمكنك حتى التفكير بالهروب
    Öykülere ve başka insanların hayatlarından kaçmaya her zaman ilgi duymuşumdur. Open Subtitles إنني مهتمة بالقصص منذ صغري و بالهروب إلى حياة الآخرين أيضاً.
    Bu Cumartesi kaçma önerin iyi bir öneri olabilir. Open Subtitles أعتقد أن إقتراحك بالهروب هذا السبت كان إقتراح جيد
    Bir çok insan en iyi yaşamın acıdan kaçarak olduğunu düşünür. Open Subtitles يَعتقدُ أكثر الناس أن أفضل طريقة للعَيْش هي بالهروب من الألم.
    Görevim seni öldürmek. kaçmana izin veremem. Open Subtitles أوامري هي أن أقتلك فلا أستطيع السماح بالهروب
    En az Sylar kadar kötü bir düzine mahkum kaçtı. Open Subtitles مما سمح للكثير من السجناء بالهروب و الذين قد يكونون مثله أو أسوأ
    Şimdi Kaçmalarına izin verirsek... bu durum tüm imparatorluğa yayılır. Open Subtitles إذا سمحنا لهم بالهروب الآن فإن هذا الحدث سينتشر في الإمبراطورية كلها
    Xu Xian ise karşı çıkmıştı, ancak Fa Hai kaçmasına izin vermemişti. TED اعترض زو شيان، إلا أن فا هاي لم يسمح له بالهروب.
    Pencereden kaçmasına izin verdin. Bundan daha iyi değil misin? Open Subtitles .أنت سمحت له بالهروب عبر النافذة ألم يمكنك أن تتصرف بشكل أفضل؟
    Grubumuzdan 10 kişinin kaçmasına yardım etti. Open Subtitles لقد ساعد عشرةً من أشخاصنا المحبوسين في الحبس الإنفرادي بالهروب
    Bu Kayada bir gün bile geçmedi ki buradan kaçmayı düşünmedim. Open Subtitles لم يمضي يوم علي وأنا في هذا السجن لم أفكر فيه بالهروب من هنـــا.
    Bu Kayada bir gün bile geçmedi ki buradan kaçmayı düşünmedim. Open Subtitles لم يمضي يوم علي وأنا في هذا السجن لم أفكر فيه بالهروب من هنـــا.
    Trafikte sürünüyorsanız haftasonu için kaçmayı düşünüyorsanız büyük düşünün, dostlarım. Open Subtitles انت كنت في الطرق تأمل بالهروب هذا الأسبوع فكر مره ثانية ياصديقي
    kaçmaya devam et, fakat nasıl saklı kalabileceğini pek iyi bilmiyorsun değil mi? Open Subtitles أنت تستمر بالهروب ولكن لا تعرف لتبقى مختفياً بما فيه الكفاية, أليس كذلك؟
    Eğer kaçmaya özgürlerse bir felaketten önce ilk hayvanlar kaçar. Open Subtitles الحيوانات اول من يهرب عند الكوارث ان سمح لهم بالهروب
    Onu daha iyi gözetlemiş olsaydım onu tepeye götüremez ve ona kaçma fırsatı veremezdi. Open Subtitles ولم يكن عليه الأتيان بها للحافة ويسمح لها بالهروب
    Ne hissettiğini biliyorum, ama korkularımızı kaçarak yenemeyiz. Open Subtitles أعلم شعوركِ، لكنّنا لا يمكننا معالجة مخاوفنا بالهروب
    Tekrar içeri girebilesin diye kaçmana yardım etmedim. Open Subtitles أنا لم أسمح لك بالهروب فقط لكي تعاود الدخول هنا
    Delikanlı olup yaptığı şeyle yüzleşemedi bu yüzden kaçtı. Open Subtitles لا يستطيع مواجهة نفسه ويقف امام ما فعله, لذلك قام بالهروب.
    İki zanlının FBI ajanlarıyla çevrili bir depodan Kaçmalarına izin verdiniz ve yanlarında 250 bin dolar FBI rüşvet parasını da götürdüler. Open Subtitles سمحت للعديد من المشتبه فيهم بالهروب من مستودع محاط بالكامل من عملاء مكتب التحقيقات الفيدرالي قبل أن يهربوا بعيداً بـ 250 ألف دولار من المال رشوة لمكتب التحقيقات الفيدرالي
    Ben izin herhalde onu kaçış yarı canlı bir mesaj göndermek gerekiyordu. Open Subtitles ماذا حصل؟ أنا اقترح ان نسمح له بالهروب وهو نصف حي
    Hapisten kaçmasını sağlayan cihazı yapan adamla görüşmek istedi. Open Subtitles كان يريد مقابلة الرجل الذي صمم الجهاز الذي سمح له بالهروب من السجن.
    Bir saat içinde dönmezsem kaç. Buradan olabildiğince uzaklaş. Open Subtitles إذا لم أرجع خلال ساعة فعليك بالهروب من هنا
    Senin kaçıp evlenmeye çalışmandan sonra düşündüm ki biraz kendini kaybetmek farklı hissetmek istersin. Open Subtitles لقد فكرت معك بالهروب من كل شئ أردت أن نسترخي قليلا وتكون مختلف
    Bizi gerçekliğe kavuşturur, ama aynı zamanda gerçeklikten kaçmamız için açık kapı bırakır. TED تستطيع ربطنا بالواقع وبنفس الوقت تسمح لنا بالهروب منه.
    Tamam, kaçmakla ve inançlarımı savunmamakla suçlanıyorum. Open Subtitles أن قد اتهمت بالهروب وليس واقفاً لمعتقداتي
    Kötü niyetli dev şirketten kaçarken kendini yaralamışsın. Open Subtitles لقد آذيت نفسك بالهروب من الحقير صاحب شركة ميقا

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more