Ve yukarıya bir buket orkid ve bir kutu çikolata kaplı fındık gönderebilirmisiniz? | Open Subtitles | وهل يمكنك أن تبعث بباقة من زهور الأوركيد وصندوق من الحلوى؟ |
Benim aklımda bir tane buket ve damadın yakasına bir çiçek vardı. | Open Subtitles | حسنٌ، كنت أفكر بباقة ورد ، وأيضاً وردة خاصة للعريس توضع على بدلته وطاولة رئيسية مغطاه .. |
Merhum elinde bir buket çiçekle eve gelmiş, çiçekleri bir vazoya yerleştirmiş, bir eliyle vazoyu tutarken, diğer eliyle bardağı almış, ve viski koymaya gitmiş. | Open Subtitles | أن الضحية دخلت الغرفة وهي ممسكة بباقة من الزهور ومن ثم وضعت الزهور بالزهرية وأمسكت بها بيد واحدة وأمسكت بكأس الويكسي باليد الأخرى |
Elinde bir demet çiçekle, kilisenin önünde olduğunu düşün. | Open Subtitles | إنك وافقت أمام منزل الأجتماعات ممسكه بباقة أزهار |
Adamın biri, karısı için bir demet çiçekle eve gelir. | Open Subtitles | أتى رجل بباقة من الورد لزوجته |
Onlara şimdiye kadar hep çok hızlı toplar fırlattık. | Open Subtitles | سنرميهم بباقة من المفاجآت السريعة |
Onlara şimdiye kadar hep çok hızlı toplar fırlattık. | Open Subtitles | سنرميهم بباقة من المفاجآت السريعة |
Bir buket yabani çiçekle başlar, Pope'un barında en kaliteli şampanya eşliğinde yemek ile devam eder ve sonra-- | Open Subtitles | كنت سأبدأ بباقة أزهار برية مقطوفة حديثاً "متبوعةً بعشاء في مقهى "بوب وزجاجة من أفضل الشمبانيا |
Bileğim için buket hazırlarım. | Open Subtitles | أستطيع القيام بباقة ورد |
Ashley bu sabah rahatsız edici bir yanıt aldığından bahsetti sanıyorum ki buna alt katta çöplükte bulduğum bir buket siyah gül eşlik ediyordu. | Open Subtitles | آشلي) ذكرت أنكِ استلمتي) رسالة مريبة هذا الصباح و أفترض أن هذا له علاقة بباقة الورود السوداء التي وجدتها في القمامة بالأسفل |
Bir buket yabani çiçekle başlar, Pope'un barında en kaliteli şampanya eşliğinde yemek ile devam eder ve sonra-- | Open Subtitles | كنت سأبدأ بباقة أزهار برية مقطوفة حديثاً{\pos(190,230)} "متبوعةً بعشاء في مقهى "بوب وزجاجة من أفضل الشمبانيا{\pos(190,230)} |