Tek gözlü maymun kadını daha iyi görmek için ağaca tırmandı. | TED | ولكي ينظر إليها عن قرب قام بتسلق تلك الشجرة |
Duvarların kenarından tırmandı, çatı boyunca koştu, ...ve bu çatı penceresinden içeri girdi. | Open Subtitles | قام بتسلق الجدار و المرور بالسطح و الدخول عبر هذه النافذة |
Kafesin tepesine tırmanıp ölümümüze atladığımız bölüm! | Open Subtitles | الجزء حيث نقوم بتسلق أعلى الهف مُقدمين على موتنا. |
Dört yıl önce, buraya K2'ye tırmanma hayaliyle gelmiştim. | Open Subtitles | منذ أربع سنوات، جئت إلى هنا على أمل تحقيق حلمي بتسلق كاي 2. |
Burada dikilip tüm gün konuşmak mı yoksa dağa tırmanmak mı istiyorsunuz? | Open Subtitles | هل ترغبون بالبقاء هنا و الحديث طوال اليوم ؟ أو ترغبون بتسلق الجبل ؟ |
Bir gün, bir arkadaşını da yanına alarak, yukarıda ne olduğunu görmek için hiç halat ve alet kullanmadan bir Sekoya'nın tepesine tırmanmaya karar vermiş. | TED | و قرر مع صديق له أن يقوم بتسلق حر لسكويا. بدون حبال أو أي معدات لرؤية ما الذي يوجد هناك في الأعلى. |
Çocuk, onlardan kaçmak İçin bir ağaca tırmanmıştı. | Open Subtitles | من طرف ثلاثة قناصة عندما كان يهم بتسلق شجرة هربا منهم، |
Sanmıyorum. O, Edmund Hillary'nin Everest'e tırmanmasına yardım etti. | Open Subtitles | أشك في ذلك تينزينج نورجاي هو الذي ساعد إدموند هيلاري بتسلق قمة أفيريست |
Kimse Homer'ın tırmanış hakkında bir şey bilmediğini ve tüm bunların çılgınlık olduğunu söylemedi mi? | Open Subtitles | ألم يخبركم أحد أن (هومر) لا يفقه شيئاً بتسلق الجبال؟ وكل هذا خارج عن المنطق؟ |
Kurtulmak için bir ağaca tırmandı ve düştü. | Open Subtitles | فقام هو بتسلق الشجرة ليتمكن من الهرب فسقط. |
Örümcek Adam gibi mi? Rıhtım civarındaki binalardan birine altı kat tırmandı, ...balkona atladı ve Van Coon'ı öldürdü. | Open Subtitles | لقد قام بتسلق ست طوابق في مبنى شقق "دوكلاندس" |
Grant Whipple Americas'da zirveye tırmandı. | Open Subtitles | جرانت ويبل" سيقوم بتسلق أعلى جبل في أمريكا |
2-21'de Laurel bir camına tırmanıp onu bağlayıp tecavüz eden birisiyle ilgili bir fantezisini anlatıyor. | Open Subtitles | و من ثم في الحادي و العشرين من فبراير نشرت لوريل مجددا عن حلمها بتسلق أحدهم للنافذة و أن يرضيها و هي مقيدة |
İnanılmaz bir şekilde, saldırgan olay yerinden binanın yanına tırmanıp, bir anda ortadan kaybolarak kaçtı. | Open Subtitles | بشكل لا يصدق، فر المعتدي من مسرح الجريمة بعد كل نواياه ومقاصده، بتسلق المبنى لقد اختفى حرفياً في الهواء |
- Evet , o , beni sahneye geri alacağım değil ama, ben mutlu olacağım pencereleri tırmanma ile . | Open Subtitles | لكن, سوف اكون سعيده بتسلق النوافذ |
Anlıyorum, kızın ninen uyuduktan sonra pencerene tırmanmak istememesiyle ilgisi yok yani. | Open Subtitles | أرى ليس لها اي شيء لتفعله لعدم رغبتها بتسلق النافذتك بعد نوم جدتك |
Bu model, bir aslan ya da leopar yada gergedan ya da fil saldırısana uğramayı -- ve kaçmak zorunda oluşunuzu, ve bir ağaca tırmanmayı bilmeseniz bile ağaca tırmanmak zorunda oluşunuzu içeriyor. Ben orada bir gün içinde ölürdüm, | TED | و هذا يعتمد إذا تمت مهاجمتكم من قبل أسد أو نمر أو الكركدن أو فيل -- و الوقت الذي تفرون به، و الوقت الذي تتسلقون فيه الأشجار -- في حين يمكن أنكم لم تقوموا أبدا بتسلق شجرة. أنا سأموت بيوم، |
Bacağıma tırmanmaya, benimle oyun oynamaya çalışıyordun. | Open Subtitles | كنا نلعب تلك اللعبة حيث تقومُ بتسلق ساقي |
Ateş'i boşver şimdi, tırmanmaya başlamalıyız. | Open Subtitles | انس أمر النيران، يجب أن نبدأ بتسلق الجبل |
İlk tanıştığımız zaman o kadar gergindi ki benden kaçmak için tuvaletin camına tırmanmıştı. | Open Subtitles | في أول مرة تواعدنا كانت قلقةً للغاية قامت بتسلق نافذة دورة المياه و الهروب مني |
İnsanlar sokak lambalarına tırmanmıştı. | TED | كما قاموا بتسلق أعمدة الإنارة. |
Merdivenden tırmanmasına müsaade etmemeliydin. | Open Subtitles | كان يجب ألا تسمح له مُطلقًا بتسلق السُلّم. |
Böyle bir tırmanış yapmış mıydın daha önce? | Open Subtitles | هل قمت بتسلق كهذا قبلًا؟ |