Yalnızca kız arkadaşım kan mihrabında kurban edilirken kenarda oturur beklerim. | Open Subtitles | بلّ مُجرّد الجلوس بينما يُضحى بحبيبتي على مذبح دماء |
Alex, sen ve Michael bana, ilk kız arkadaşım Annabelle Pickett'le beni hatırlatıyorsunuz resmen. | Open Subtitles | اتعرفي أليكس,انت و مايكل تذكرينني جدا بي و بحبيبتي الأولى أنابيل بيكيت |
"O" lise boyunca kız arkadaşım dediğim ve birlikte olmak istediğim o tek kız için. | Open Subtitles | "O" للفتاة الوحيدة التي دعيتها بحبيبتي والوحيدة التي أردتها دائماً |
Ve onu aramak yerine, kız arkadaşımı aramak yerine başka bir hatunla yattım. | Open Subtitles | وبدلا ًمن ان اتصل بها بدلاً من ان اتصل بحبيبتي ضاجعت فتاة اخرى |
Onunla tanışmadan önce kimse bana kız arkadaşımı sormazdı. | Open Subtitles | قبل أن ألتقيها, لم يكن يسألني أحد عن علاقتي بحبيبتي |
Korkarım kız arkadaşımı halletmesi için yanlışlıkla bir katil tuttum. | Open Subtitles | أعتقد أن علاقتي بحبيبتي قد تلقت صدمة اليوم |
Kız arkadaşıma ulaştığını ve ondan bana ait bir kitabı aldığını da. | Open Subtitles | و أعلم أنه التقى بحبيبتي و أعلم أنه قد أخذ منها كتاباً يعود لي |
Kız arkadaşıma merhaba de. Sıdıka Gülücük. | Open Subtitles | رحب الآن بحبيبتي (تشاريتي تيترز) |
Sonra onun evine giderken kız arkadaşım Paula'yı aradım. | Open Subtitles | و بعدها اتصلت بحبيبتي (باولا) بينما كنت متجها إلى منزلها |
- kız arkadaşım ellerinde. - Kimin elinde? | Open Subtitles | .أمسكوا بحبيبتي - من هم؟ |
O benim kız arkadaşım değil. | Open Subtitles | ليست بحبيبتي |
Kolay olmadı ama kız arkadaşımı aradım ve ilişkimizi kestim. | Open Subtitles | لقد فعلت- نعم- لم يكن بالأمر الهين , لكني أتصلت بحبيبتي و أنفصلت عنها |
Bana eski kız arkadaşımı hatırlatıyor. | Open Subtitles | يذكرني بحبيبتي السابقة. |