| Arkadaşlığından hoşlandığımı kimsenin anlamasını istemedim. | Open Subtitles | لم أرد أن يلاحظ أجد, أنني استمتع برفقتكِ. |
| Arkadaşlığından hoşlanıyorum ama mekan seçimlerin hakkında aynısını söyleyemem. | Open Subtitles | تعرفين أنى أستمتع برفقتكِ لكن رأيى مختلف فى إختياركِ للأماكن |
| Evde seninle birlikte olduğunu varsayıyorum. | Open Subtitles | لذا أفترض أنها كانت في المنزل برفقتكِ |
| Ve Rose'la birlikteyse, seninle birlikte degil demek. | Open Subtitles | (ولوأنهبرفقة(روز , هذا يعني أنه ليس برفقتكِ |
| seninle birlikte olduğum için çok mutluyum. | Open Subtitles | أنا سعيد جداً لإني برفقتكِ. |
| Theresa, bu Harold, kendisi seninle birlikte kalacak. | Open Subtitles | -يريسا)، هذا (هارولد) ) -سيبقى برفقتكِ |
| - İhtiyacım olan şey seninle birlikte olmak. | Open Subtitles | ما أحتاجه... هو أن أكون برفقتكِ! |