| çok basit bir şekilde, mükemmel. Sola git. Sağa git, düzgün uç. | Open Subtitles | الأمر بسيط جدًا في الواقع تميل لليسار، وتميل لليمين، وتطير بشكل مستقيم |
| Yapabileceğimiz ilk ve muhtemelen en önemli şey çok basit: Her ağaçtaki meyve adetini saymak. | TED | الشي الأول والأهم الذي يمكننا فعله بسيط جدًا: حساب عدد الثمار في كل شجرة. |
| Verileri bir araya getirdiğimiz zaman sonuç çok basit. Başarı her an gelebilir. | TED | لذا عندما نضع البيانات معًا، فإن الاستنتاج بسيط جدًا النجاح يمكن أن يأتي في أي وقت |
| Bu yüzden şu an yapmam gereken şey çok basit. Sahneden iniyorum ve laboratuvarıma dönüyorum. | TED | لذا إستنتاجي بسيط جدًا أنا خارج المسرح ، خلف مختبري |
| Bir dili güçlü kılan şey karmaşık bir fikri alıp oldukça basit ve etkili bir biçimde iletebilmemiz. | TED | ما يجعل اللغة قوية هو قدرتكم في تقبل فكرة معقدة للغاية، وتوصيلها بشكل بسيط جدًا وفعّال. |
| Bugün bu tüp, evrenin anlaşılması için, parçaçık fiziği alanında yeni kapıların açılmasına yardımcı oluyor, çünkü bu tüp aynı zamanda ilk ve oldukça basit bir parçacık ivmelendiricisi. | TED | الآن، طَرْح هذا الأنبوب أيضًا فتح لنا الأبواب ليجعلنا نفهم الكون ومجال فيزياء الجسيمات، لأنه أول مُسرِّع جسيمات بسيط جدًا. |
| Ben Fransızım. Neler keşfedeceğimi hiç bilmiyordum. çok basit bir şeydi: Başlangıçta her şey kutsaldı ve müzik, ruhani şifaydı. | TED | أنا فرنسي. ليس لدي أدنى فكرة عن ذلك ما اكتشفته و هو شيء بسيط جدًا أن كل شيء كان مقدسًا في البداية و قد كانت الموسيقى علاجاً روحانياً. |
| Bundan sonrası çok basit. | TED | من هناك، فإن الأمر بسيط جدًا. |
| Neyse ki üç kısımlı çok basit bir çözüm yolu var. Gıda endüstrimizi temelden değiştirmeye yardım etmek için şimdi bu çözüm yolunun bir parçası olabilirsiniz. | TED | لحسن الحظ، هناك حل بسيط جدًا مكون من ثلاثة أجزاء، يمكنك أن تكون جزءًا منه الآن لمساعدتنا في تحويل صناعة موادنا الغذائية تحويلًا جذريًا. |
| Burada çok basit bir programın gösterimi var. | TED | فيما يلي رسم توضيحي لبرنامج بسيط جدًا. |
| Bizim çok basit bir hayat felsefemiz var. | Open Subtitles | لدينا فلسفة بسيط جدًا في الحياة |
| çok basit. | TED | إنه بسيط جدًا. |
| Bu çok basit. | TED | الأمر بسيط جدًا. |
| çok basit bir istekte bulundum. | TED | وأنا قدمت طلب بسيط جدًا |
| Doğrusu çok basit, George. | Open Subtitles | الأمر بسيط جدًا |
| Arayüz çok basit. | Open Subtitles | البرنامج بسيط جدًا |
| çok basit. | Open Subtitles | الأمر بسيط جدًا |
| Yapacağın şey çok basit. | Open Subtitles | الأمر بسيط جدًا. |
| oldukça basit bir işbirliği önerecektim. | Open Subtitles | أريد أن أقترح تعاون بسيط جدًا. |
| Ne yaşandığı oldukça basit. | Open Subtitles | ماحدث بسيط جدًا. |