| Sen buradasın da ondan. Doğu Sudan'ı işgal edecek misin? | Open Subtitles | هذا لأنك هنا هل قررت التحرك فيما يتعلق بشرق السودان؟ |
| Doğu Prusya'dan geçerek Batı Prusya'daki Brandenburg'a geldik. | Open Subtitles | مررنا بشرق بروسيا وغرب بروسيا ، وبرادنبيرج |
| - Doğu Orange Lisesi'ne gittin mi? | Open Subtitles | هل ذهبت الى المدرسه العليا بشرق أورانج نعم. |
| En son Spivey Point'in 15 mil doğusunda görülen 10 metrelik balıkçı teknesi Sea Grass aranıyor. | Open Subtitles | من بحر جراس يوجد سفينه مفقوده بشرق نقطة سبايفي |
| Bir hafta sonu bana gelsenize, East Hampton'a. | Open Subtitles | لم لا تأتو الى منزلي بشرق (هامبتون) في عطلة نهاية الأسبوع؟ |
| Dağların doğusundaki her şeyin kontrolü onlardaymış. | Open Subtitles | يقولون أنهم يسيطرون على كل شئ بشرق الجبال |
| Eminim, burada Orta Doğu'lu olmayan sadece iki adam var ve her ikisi de o adam değil. | Open Subtitles | سأفعل، ولكن هناك رجلان هنا فقط ليسوا بشرق أوسطيين وليس بينهما هذا الشخص |
| Doğu Afrika'daki hayvanlar bu mucizevî bitkinin üzerinde avlanır. | Open Subtitles | القطعان العظيمة بشرق أفريقيا تعتمد عليها بشكل أساسي |
| Doğu Baltimore'da duvarlarda hep bunu göreceğiz gibi duruyor. | Open Subtitles | أعتقد أننا جميعا ندرك ما سيحدث بشرق بالتيمور |
| Güney Doğu Asyadaki Rogue Slates gizli olarak nükleer silahları geliştirmeye başladı. | Open Subtitles | الدول المارقه بشرق آسيا تطور أسلحه نوويه بالسر |
| İki,tekrar ediyorum.. iki sağlık görevlisi Doğu Piedmont bölgesinde kayboldu. | Open Subtitles | أكرر سيارتان إسعاف مفقودتان "بشرق منطقة "بيدمونت |
| Son olarak Doğu Teksas'taki bir benzinlikte görüldü. | Open Subtitles | أخر مرة رأوه كان فى محطة@ @"وقود بشرق "تكساس |
| Doğu St. Louis'te 2 yıl polis olarak çalışmıştım... zencilerin nasıl olduğunu bilirim. | Open Subtitles | فى الشرطة بشرق سانت لويس و اعرف ماهيتهم |
| Gerçekten harika. Bu ferah yer bana Doğu Zambezya'yı hatırlatıyor. | Open Subtitles | شىء جميل , هذا الإتساع يذكرنى بشرق "زامبيزا" |
| Pasifik'in doğusunda telefonuna cevap bile verecek başka bir enayinin olmamasındandır. | Open Subtitles | هو أنه لا يوجد شخص آخر بشرق المحيط الهادي سيرد على اتصالك |
| Afrika'nın doğusunda iş yapan bütün önemli kişileri tanırdı. | Open Subtitles | يعرف كل شخص مهم كان لديه أي شيء متعلق بشرق أفريقيا. |
| Sanderson'ın doğusunda çiftliği olan Charlie Walser'ı tanıyor musun? | Open Subtitles | أتعلمين أن (تشارلي والسر) لديه ذلك المكان الواقع بشرق "ساندرسون"؟ |
| Yerel polis Koch'un cesedini East Austin'de sokak arasında bulmuş dört saat önce, başından ateş edilmiş. | Open Subtitles | قسم الشرطة المحلي عثروا على جثمان (بيت كوتش) في زُقاق بشرق (أوستن) منذ عدة ساعات وسبب الوفاة طلق ناري بالرأس |
| Aiden'la ben tatilin çoğunu onun ailesiyle birlikte East Hampton'da* geçirdik sonra da belediye başkanının Gracie Malikânesi'ndeki* yılbaşı partisine katıldık. | Open Subtitles | أنا و(إيدن) قضينا معضمها بشرق (الهامبتون) مع والديه ثم ذهبنا لحفلة المحافظ للعام الجديد (في قصر (غرايسي |
| İsviçre'nin doğusundaki bir akıl hastanesinde çalışmaya başladığında bu gizemli sürece yeni kavrayış kazandırmak için bir dizi kafa karıştırıcı resimler çizmeye başladı. | TED | وعندما بدأ العمل في مستشفى أمراض عقلية بشرق سويسرا، بدأ بتصميم سلسلة من الصور المحيرة لاكتساب نظرة جديدة داخل هذه العملية المبهمة. |
| - Cep telefonu frekansı şehir merkezinin doğusundaki bir kuleden geliyor. | Open Subtitles | -إشارة الهاتف مصدرها برجا ًيقع بشرق المدينة |