| Kuantum mekaniği, bir deneyin sonucunu kesin olarak bilmemize imkân olmadığını söyler: | Open Subtitles | لانستطيع أن نعرف بشكل مؤكد نتيجة أى تجربة |
| Hal böyleyken kesin olarak bilmiyorsunuz ama burada arabanın içindesiniz. | Open Subtitles | و حتى الآن لا تعرفون بشكل مؤكد و مع ذلك أنتما هنا. |
| Tamam şu an kesin olarak bildiğimiz tek şey babamla birlikte şükran günü yemeği yemeliyiz. | Open Subtitles | حسناً ,الشىء الوحيد الذي نعرفه بشكل مؤكد الآن أنه علينا أن نتناول عشاء عيد الشكر مع أبي |
| DNA sonuçlarını elde edinceye kadar kesin olarak bilemeyeceğiz. | Open Subtitles | لذا لن نعرف بشكل مؤكد حتى نحصل على نتائج الحمض النووي |
| Size kesin olarak söyleyebileceğim tek şey, son bir saat içinde, Los Angeles'ta olduğuydu. Jack, şunu açıkça gösterdi ki; | Open Subtitles | الشىء الوحيد الذى يمكننى إخبارك به بشكل مؤكد هو أنه كان فى "لوس أنجلوس" خلال الساعة الأخيرة |
| Çünkü henüz kimse bilmiyor kesin olarak. | Open Subtitles | لأنه لا أحد يعلم بعدْ .. بشكل مؤكد |
| - Çok şeyi kesin olarak bilemiyoruz. | Open Subtitles | -إننا لا نعلم الكثير بشكل مؤكد |
| - kesin olarak bilmiyoruz. | Open Subtitles | لا نعرف بشكل مؤكد |
| kesin olarak bildiğimiz tek şey John Doe'muz geçmişte bir şekilde Dan Walsh ile karşılaşmış. | Open Subtitles | كل ما نعرفه بشكل مؤكد هو أنه في وقت ما في الماضي، تقابل مجهول الهوية خاصتنا مع (دان والش) |
| kesin olarak öğrenmek için bir yöntemim var. Tehlikeli. | Open Subtitles | لدي طريقة لنعرف بشكل مؤكد |
| kesin olarak bir şey bilmiyoruz tabi. | Open Subtitles | ـ لا نعرف أيّ شيء بشكل مؤكد |
| - kesin olarak değil. | Open Subtitles | -ليس بشكل مؤكد . |