| Bu bana Noel kartı ısmarlamam gerektiğini hatırlattı. | Open Subtitles | شكراً. بِالمناسبة، أنا يَجِبُ أَنْ آمرَني بطاقاتَ. |
| Her biri kimlik kartı takıyor olmalı. | Open Subtitles | هم يَجِبُ أَنْ يحملوا بطاقاتَ بيانات الهويةِ المُتْعِبةِ. |
| Benim adıma on tane kredi kartı aldı, ...sonra bana telefon rehberi ile vurdu. | Open Subtitles | أَخذَ 10 بطاقاتَ إئتمان باسمِي، وبعد ذلك ضَربَني بمجلد الهاتفِ. |
| Hava yolculuğu yok, kredi kartı yok. | Open Subtitles | لا نقل جوي، لا بطاقاتَ إئتمان. |
| Kayıtlara göre Metro'da Tad Sidley'in kredi kartı işlem görmüş. | Open Subtitles | بموجب نظام، علّمَ مترو بطاقاتَ إئتمان تاد Sidley. |