| Bizim yaptığımız bazı zekice şeyleri yaparlar, Bazıları yaptığımız pek hoş olmayan şeyler olabilir, çalmak gibi ya da benzeri. | TED | يفعلون بعض الأشياء الذكية التي نفعلها، بعضها من النوع الذي ليس لطيفا جدا مما نقوم به، مثل سرقتها وهكذا. |
| Bazıları toprak, Bazıları güç, Bazıları da ihtişam içindi. | Open Subtitles | بعضها من اجل الاض, والاخرى من اجل السلطة, وبعضها من اجل المجد |
| Bazıları işçi, Bazıları eski başkalarına zarar vermekten suçlu, uyuşturucu kullanan satanlar, trafik cezaları olanlar | Open Subtitles | بعضها من جنايات تتنوع من الأعتداء لأقتحام المنازل وتهريب الكوكائين |
| Bazıları yumurtlama işini başka su birikintilerinde yapabilecek çünkü, her şeye karşın hala kanatları var. | Open Subtitles | وسيتمكّن بعضها من عمل ذلك في برك أخرى لأنه رغم كلّ ذلك، لا يزال لديهم أجنحة. |
| Bazıları buradan olmak üzere çok fazla yardım alıyorlar. | Open Subtitles | ولكنهم يحصلون على مساعدات عديدة بعضها من داخل هذه الدائرة |
| Bazıları amacı olan eylemcilerden, bazılarıysa üzerimize atlamak isteyen tipik sapıklardan geliyordu. | Open Subtitles | بعضها من مُلاحقين مع سبب. بعضها من مجرد ملاحقين عاديين من أرادوا أن يهبوا عظامنا. |
| Bazıları albümlerden, Bazıları da Dana'nın teoloji kitabındandı. | Open Subtitles | بعضها من الألبوم و بعضها من كتب اللاهوت |
| Bunlardan Bazıları Bayan Matthews'dan kalma. İstediğinizi iptal edebiliriz. | Open Subtitles | بعضها من مخلفات السيدة "ماثيو" يمكننا إلغاء ما تريدين |
| Bazıları fiyasko... Bazıları çok başarılı! | Open Subtitles | بعضها من أجل تمضية الوقت، و بعضها تحقّق نجاحًا ساحقًا! |
| Bazıları önden gelir, Bazıları arkadan." | Open Subtitles | " بعضها من الأمام و بعضها من الخلف |