| Burada tuzağa düştü, herkesten uzak ve onun bildiği her şeyden uzakta. | Open Subtitles | محصورة هنا ، بعيدا ً عن كل شخص وكل شيء تعرف أو تهتم به |
| Şehir ışıklarından çok uzakta vahşi doğayla baş başa. | Open Subtitles | ، بعيدا ً عن أضواء المدينة وجها ً لوجه مع الطبيعة الام |
| Büyük şehirlerden uzakta, doğal hayatla yüz yüze... | Open Subtitles | بعيدا ً عن أضواء المدينة , وجها ً لوجه مع الطبيعة الام. |
| İnsanlar bu fırtınalı günlerde çalkantılı denizden epeyce uzak durmalılar. | Open Subtitles | يجب أن يبقى الناس بعيدا ً عن البحر الهائج خلالتلكالاوقاتالقاسية، |
| - ...senin dünyandan uzak durmalıydım. | Open Subtitles | ربما كان يجب أن أبقى بعيدا ً عن عالمك عالمى ؟ |
| Ve o hayaletin de oğlumdan uzak durmasını istiyorum. | Open Subtitles | وأريد لهذا الشبح أن يبقى بعيدا ً عن ابني |