| Duygularını incitmediğin için seninle gurur duyuyorum. | Open Subtitles | حسنا ,انا فخورة بك لأنك لم تقل شئ لتجرح مشاعرها |
| David, bu kadar yol kat ettiğin için seninle gurur duyuyorum. | Open Subtitles | أنا فخور بك لأنك وصلت لهذا الحد وأريدك أن تكون سعيدا و |
| Tebrik ederim dostum. Kendini açtığın için seninle gurur duyuyorum. | Open Subtitles | مبارك يارجل، انني فخور بك لأنك أظهرت ميولك |
| Eh, bu bir gelişme. Zayıf almadığın için seninle gurur duyuyorum. | Open Subtitles | حسناً , هذا تحسن رائع F" وأنا فخورة بك لأنك لم تحصل على درجة". |
| Değişmeye çalıştığın için seninle gurur duyuyorum. | Open Subtitles | وأنا فخورة بك لأنك تحاول ان تغير |
| Sonunda kendi savunduğum için seninle gurur duyuyorum. | Open Subtitles | أنا فخور بك لأنك دافعت عن نفسك |
| Kendi sözlerini kullandığın için seninle gurur duyuyoruz. | Open Subtitles | ونحن فخوران بك لأنك استخدمت كلماتكِ. |
| Evlenmediğin için seninle gurur duyuyorum. | Open Subtitles | فخورة بك لأنك لن تتزوجي |
| Ve her zaman kısa bir adam olmadığın için seninle gurur duyuyorum. | Open Subtitles | ..وأنا فخور دائماً بك "لأنك لست قصيراً |
| - Aldatmadığın için seninle gurur duyuyorum. | Open Subtitles | - حسناً، أنا فخورة بك لأنك لم تخوني |
| Elizabeth'e kendini açtığın için seninle gurur duyuyorum. | Open Subtitles | {\pos(192,230)}أنا جد فخورة بك لأنك فتحت قلبك لـ(إلزبيث) |
| Düğmeye Ted'in basmasına izin verdiğin için seninle gurur duydum. | Open Subtitles | ( أنا فخورةٌ بك لأنك سمحت لـ ( تيد بأن يضغط المفتاح |
| Ben de benimle gurur duyduğun için seninle gurur duyuyorum. | Open Subtitles | انا فخور بك لأنك فخور بي |