| Onu önümdeki rafa koydum. Neyin önemli olduğunu hatırlatması için. | Open Subtitles | وضعته على الرف الذي أمامي، لتذكيري بما هو مهم |
| Filmi on iki saat içinde satıyorum. Senin filmini. Burada Neyin önemli olduğunu düşün. | Open Subtitles | سوف أبيع فلمك خلال 12 ساعة فكري بما هو مهم الأن. |
| Dünyada Noel ruhunu çocuklara yayan, Neyin önemli olduğunu hatırlayan birçok elçiden biriyim. | Open Subtitles | واحد من العديد ممن ينشرون روح عيد الميلاد للأطفال حول العالم تذكيرهم بما هو مهم |
| Belki bu konuşmalar bize kim olduğumuzu gerçekten Neyin önemli olduğunu hatırlatır. | TED | ربما تذكرنا هذه المحادثات بما هو مهم. |
| Burası bana Neyin önemli olduğunu söyleyebileceğin bir yer değil. | Open Subtitles | ليس من حقك أن تخبرنى بما هو مهم |
| Freddie'nin ihaneti, hayatımda Neyin önemli olduğunu idrak etmemi sağladı. | Open Subtitles | (عندما خانني (فريدي أدركت بما هو مهم في هذه الحياة |
| Gelip bana asıl Neyin önemli olduğunu hatırlattınız. | Open Subtitles | لقد ظهرتما وذكرتماني بما هو مهم حقاً |
| Ona Neyin önemli olduğunu söyledim. | Open Subtitles | أخبرته بما هو مهم |
| Neyin önemli olduğunu söyleyeyim. | Open Subtitles | سأخبرك بما هو مهم. |
| Neyin önemli olduğunu düşün. | Open Subtitles | فكر بما هو مهم |