| Size bir soru sorulursa "Evet, efendim." veya "Hayır, efendim"diyeceksiniz. | Open Subtitles | اذا سألت سؤالا تجيب بنعم سيدي أو كلا يا سيدي |
| Lily, geğirebilirdin ya da " evet " diyebilirdin ama ikisini de yapmış olman gerçeği tam olarak seninle evlenmemin sebebi. | Open Subtitles | ليلي ، كان بإمكانك الايماء او الإجابة بنعم ولكن جقيقة انك فعلتي الأثنين هو بالضبط السبب الذي جعلني اتزوجك |
| Bunun bir evet-hayır sorusu olması gerekiyor, müfettiş. | Open Subtitles | يجب أن تكون الأجابة بنعم وإلا لن يكون هناك سؤال |
| Sessiz kalmanızı evet olarak algılayabilir miyim? | Open Subtitles | هل اعتبر صمتك بنعم لأجابة السؤال ؟ |
| Yüzüme bak ve evet yada hayır de... 35 'ten aşağı olmaz, gerçekten olmaz.. | Open Subtitles | انتهى انظر في وجهي وأجبني بنعم أو لا لا يمكننا القبول بأقل من 35 |
| Siz, Führer'im, Adolf Hitler Eva Braun'u, şu an burada, karınız olarak kabul ediyor musunuz? | Open Subtitles | تقبل إيفا براون، الحاضرة هنا كزوجة لك؟ أجب بنعم |
| cevap evetse sana 100 frank veririm | Open Subtitles | إذا أجبتَ بنعم فأكون مدين لك بـ 100 فرنك |
| Bu soruya " evet " , "hayır" ya da "siktir, evet" şeklinde cevap veremezsiniz. | Open Subtitles | هذا ليس سؤالاً يمكن الإجابة عليه بنعم أو لا أو نعم بالتأكيد |
| İşte bir evet veya hayır sorusu. Kuduz aşınız var mı? | Open Subtitles | ،إليك سؤالاً بنعم أم لا هل حُقنت ضد داء الكلب ؟ |
| Sadece " evet " veya "hayır" cevabını veriyor, o kadar basit değil. | Open Subtitles | انظري، إنه يجيب بنعم أو لا فقط، الأمر ليس بتلك البساطة |
| Laf işitmek istemiyorum, sadece evet ya da hayır de. | Open Subtitles | أنا لستُ هنا لأطرح رأيي، فقط أجيبوا بنعم أو لا: |
| Biraz aldatıcı çünkü her zaman evet-hayır cevaplı sorular sormuyorsun. | Open Subtitles | هذا معقد لانك دائما لا تسأل اسئلة تجاب بنعم او لا |
| Bence bu evet-hayır sorusu değildi. | Open Subtitles | لا أعتقد بأن السؤال يتطلب . إجابة بنعم أو لا |
| Bunu evet olarak kabul ediyorum. | Open Subtitles | سأعتبر ذلك اجابة بنعم |
| Bunu evet olarak kabul ediyorum. | Open Subtitles | سأعتبر هذا الجواب بنعم |
| O uçakta oturdum ve " evet " dedim. | Open Subtitles | جلست على متن تلك الطائرة، وصوتت بنعم. |
| Siz, Eva Braun, Führer Adolf Hitler'i, şu an burada kocanız olarak kabul ediyor musunuz? | Open Subtitles | هل تقبلين، إيفا براون، الفوهرر أدولف هتلر، الحاضر هنا زوجاً لك؟ أجيبى بنعم |
| Eğer cevabın evetse, havluyu katlayacaksın. | Open Subtitles | إذا كانت إجابتكِ بنعم قومي بطيّها.. |
| Ayrıştırabilmeye olan cevap evetti, mevcut kimyasal gübre kullanımının değiştirilmesine de evetti, çarpıcı bir şekilde 2.7 kat fazla. | TED | كان الجواب بنعم على للسؤال المتعلق بالفصل، وأيضا نعم ، يمكننا استبدال السماد المستخدم بنسبة مذهلة بلغت 2.7 مرة. |
| Evet de. Evet de ve benim götüreceğimi söyle. | Open Subtitles | أجيبي بنعم، أجيبي بنعم وأخبريهم بأنني سأحضرها لهم |
| Ve eğer doğru tahmin edersen, cevabım evet olur | Open Subtitles | وإن أصبت الجواب، سأجيب بنعم |
| Keşke bizimle dans etseydin. Sorsaydın evet derdim. Ben bir aptalım. | Open Subtitles | - كان عليّ الـإجابة بنعم عندما سألتموني. لقد كنت غبية |