| ve bu erkler bunu yaptığında daha doğrusu birbirleri ile mücadele ettiklerinde biz insanlara hizmet ederler. | TED | ونحن الشعب نستفيد عندما تتصارع هذه الفروع حقاً مع بعضها البعض. |
| Hükümetler kendi içlerinde huzursuzluklarla mücadele ederken, karşı taraftaki huzursuzlukları körüklüyorlardı. | Open Subtitles | بينما كانت الحكومات تتصارع مع الاضطرابات الداخلية كانت أيضاً تخطط المتاعب بالخارج. |
| Bilek güreşi yapalım! | Open Subtitles | لحظة ، شيء آخر دع الأذرع تتصارع |
| Benimle güreşmek mi istiyorsun? | Open Subtitles | هل تريد أن تتصارع معي ؟ |
| Bir Nyko ile güreşmiş gibisin. | Open Subtitles | -تبدو وكأنَّكَ كُنتَ تتصارع مع "نايكو " |
| Seninle Memphis stili mi güreşeyim? | Open Subtitles | تريد أن تتصارع معي يا أسلوب ممفيس ؟ |
| Sadece diyorum ki, ayılarla güreşiyorsun, ama eninde sonunda onlara yenileceksin. | Open Subtitles | أنا فقط أقول ، أنت تتصارع من دببة لكن في النهاية أنت ستصبح مضروب |
| Sert erkek gibi davranmana rağmen... aslında çok güçlü kadınsı eğilimlerinle mücadele içindesin. | Open Subtitles | شعرت بأنّه بالرغم من أنهّ عندك هذا شكل الرجل القاسي بأنّك تتصارع مع بعض الميول الأنثوية القوية جدا |
| Seninle tanışmadan önce yaptığı işleri yaparak bu durumla mücadele ediyor. | Open Subtitles | إنها تتصارع مع ديناميكية وجدت قبل لقائكما |
| Şirketler, her sene dükkânlardaki en iyi raflar için ölümüne mücadele eder. | Open Subtitles | الشركات تتصارع حتى الموت يوميّاً. حتى يحصلوا على أماكن في المتاجر. |
| İçimde hep mücadele hâlindesiniz. | Open Subtitles | دائماً ما تتصارع معي في داخلي. |
| Kızılderili güreşi ister misin? | Open Subtitles | أتريد أن تتصارع مع هندي؟ |
| Samantha ile Jeannie'nin küçük bir çamur güreşi. | Open Subtitles | أن تتصارع (جيني) و (سمانتا) في الوحل |
| Benimle güreşmek mi istiyorsun? | Open Subtitles | هل تريد أن تتصارع معي ؟ |
| Bir Nyko ile güreşmiş gibisin. | Open Subtitles | -تبدو وكأنَّكَ كُنتَ تتصارع مع "نايكو " |
| Seninle Memphis stili mi güreşeyim? | Open Subtitles | تريد أن تتصارع معي يا أسلوب ممفيس ؟ |
| Sanki güreşiyorsun. | Open Subtitles | كأنك تتصارع! |