| Eve dönersek, parti hazırlıkları devam ediyordu. | Open Subtitles | عودة إلى المنزل تحضيرات الحفل كانت جارية |
| belki de bu akşamki baskıda, deprem hazırlıkları hakkında. | Open Subtitles | . ربما بنسخة الليلة حتى . عن تحضيرات الهزات الأرضية |
| Mo Ne'nin doğum günü hazırlıkları iyi gidiyor değil mi? | Open Subtitles | هل تحضيرات عيد ميلاد مو ني تسير على مايرام |
| Nazi lider kadrosu çıkabilecek sorunların eylemlerle eşzamanlı çözülebileceğini düşündüğünden toplu imha programını ciddi bir hazırlık yapmadan işleme koymuştu. | Open Subtitles | القيادة النازية بدأت برنامجهم للقتل الجماعي بأقل ما يمكن من تحضيرات بينما رأوا أنه يمكنهم أن يحلّوا أيّ مشاكل |
| Sizin için birazcık düğüne hazırlık eğlencesi planladık. | Open Subtitles | لذا لدينا بعض تحضيرات حفل الزفاف حضرناها لكم يا رفاق |
| Tartışma hazırlığını gördün mü? | Open Subtitles | وهي نائبة الولايات المتحدة إلى العدالة هل حضرت تحضيرات المناظرة؟ |
| Gemi programa uygun. Yolculuk için hazırlıklar neredeyse tamam. | Open Subtitles | ستصل المركبة الفضائية في الموعد، تحضيرات الإقلاع شارفت على الانتهاء |
| Bunu yarın yapabilirim, daha fazla hazırlanmama gerek olmadan. | Open Subtitles | يُمكنني فعل هذا غداً بدون أي تحضيرات. |
| Nikâh hazırlıkları falan işte. | Open Subtitles | هناك تحضيرات للزفاف و عدة أمور |
| Kuzey-Güney Kırmızı Bölge Toplantısı hazırlıkları | Open Subtitles | تحضيرات لإجتماع صليب أحمر "الشمال والجنوب" |
| Dava sunumları, deneme hazırlıkları görmediğimiz her şey. | Open Subtitles | .... تقارير القضية، تحضيرات المحاكمة كل شىء لم نراه |
| Yaşam sonu hazırlıkları konusunda tamamen tasdikliyim. | Open Subtitles | أنا معتمد بشكل كامل في تحضيرات الموت |
| Zirve hazırlıkları burada yapılacak. | Open Subtitles | تحضيرات القمة سوف تعقد هنا |
| Ama cenaze hazırlıkları zorlaştırıyor. | Open Subtitles | لكن تحضيرات الجنازة لا تساعد. |
| Düğün hazırlıkları başlıyor. | Open Subtitles | تحضيرات الزفاف بدأت |
| Şimdi,eğer senin için de bir sorun yoksa, yapmam gereken önemli bir hazırlık var. | Open Subtitles | والان إذا كنت لا تمانع لدي تحضيرات مهمة يجب أن أعدها |
| hazırlık ister, doğru mu? | Open Subtitles | أنا أعنى أن هذا الأمر قد تطلب تحضيرات , أليسَ كذلك ؟ |
| Bunun gibi bir vakada, herhangi özel bir hazırlık olmadan medyumu bir duvara karşı oturtur ve dirseklerinin arkasına iki kart yerleştiririz. | Open Subtitles | في حالة كحالتنا كهذه، ودون أية تحضيرات خاصة، نستطيع أن نُجلس الوسيط الروحاني مقابلاً للحائط، ونضع بطاقتين خلف مرفقيه، |
| Bu nedenledir ki Alicia ve ben ifade alım hazırlığını yürütüyoruz. | Open Subtitles | لهذا سنتعامل أنا و(اليشيا) مع تحضيرات الاستجوابات |
| hazırlıklar devam ediyor. Hükümet bu konuda sıkı bir karar verdi. | Open Subtitles | تحضيرات الظهور جارية الحكومة أتخذت قرار حاسم في هذه المسألة |
| Bunu yarın yapabilirim, daha fazla hazırlanmama gerek olmadan. | Open Subtitles | يُمكنني فعل هذا غداً بدون أي تحضيرات. |