| Özel konuşmaları dinleme. | Open Subtitles | على أي حال يجب ألا تستمع إلى المحادثات الخاصة |
| Gazeteleri okuyorsun, radyo dinliyorsun ve televizyon seyrediyorsun. | Open Subtitles | أنك تقرأ الصحف , تستمع إلى الردايو تشاهد التلفاز |
| Yani, müziği sadece dinlemek yeterli olmaz. Onu bir şekilde yaratmanız gerek. | TED | لذا لا يكفي أن تستمع إلى الموسيقي لابد من صنعها بطريقة ما |
| Uyumadığı zaman da müziğini dinliyor ya da koleksiyonu üzerinde çalışıyor. | Open Subtitles | و عندما لا تنام تستمع إلى الموسيقى أوتعملعلىمجموعتها. |
| - Billy, dinler misin, bunu inkar etmiyorum. | Open Subtitles | بيلى لو أنك تستمع إلى أنا لا أحاول إنكار هذا |
| Hayır, ben az tanıyorum. Ne dediğimi dinlemiyor musun? | Open Subtitles | كلا انا بالكاد أعرفه أنت حتى لا تستمع إلى ما أقوله |
| Hiçbir zaman benim tavsiyemi dinlemedin nasılsa. | Open Subtitles | أنت لم تستمع إلى نصائحي قط على أى حال |
| Hayır, hayır, hayır. Neden benim ne demek istediğimi dinlemiyorsun? | Open Subtitles | لا، لا، لا، لمّ لا تستمع إلى ما أعنيه أنا؟ |
| Yangın çıkarmanı isterlerse kitapları dinleme. | Open Subtitles | لا تستمع إلى الكتب إذا قالوا لك أن تشعل نارا |
| O ilkel adamı dinleme, tamam mı? | Open Subtitles | لا تستمع إلى الرجـل الأول ، حسنـا ؟ هذا شيء جيد |
| -Öncelikle, şovumda sÖylediklerimi dinleme | Open Subtitles | أولا .. لا تستمع إلى ما أقوله في برنامجي ثانيا .. |
| Sonra gece eve gidiyorsun, karının dırdırını, çocukların kafa şişirmesini dinliyorsun. | Open Subtitles | ثمّ تَذْهبُ إلى البيت في الليل، تستمع إلى اساءة الزوجةَ، ضوضاء الاطفال. |
| - Neden dinliyorsun bunu? | Open Subtitles | ـ هل تستمع إلى الموسيقى الدّراميّة لسبب معيّن؟ |
| Genç bir gelin yaşlı bir dulun görüşlerini dinlemek itemez. | Open Subtitles | فالعروس الشابة لا تريد أن تستمع إلى رأي أرملة عجوز |
| Burada konuşuyorum ama sen dinliyor gibi görünmüyorsun sessizliğini bozana kadar konuşacağım ama söyleyeceklerimin senin için bir önemi olmadığını biliyorum. | Open Subtitles | أنا أتكلم، و أنتَ حتى لا تتظاهر بأنكَ تستمع إلى و أنا أتكلم حتى لا أستمع لصمتكَ و ليس لأننى أفكر، أنكَ ستهتم بما سأقوله |
| Söylediğim herşeyi dinler ve yanlış fikirlere kapılır. | Open Subtitles | أنها تستمع إلى كل ما أقوله لأعطيها أفكار خاطئة. |
| Beni dinlemiyor musun? Sıkıldın mı? | Open Subtitles | أنت لا تستمع إلى ، هل تشعر بالضجر؟ |
| Haberleri dinlemedin mi? | Open Subtitles | ديرت تستمع إلى الأخبار؟ |
| Söylediğim hiçbir şeyi dinlemiyorsun öyle değil mi? | Open Subtitles | أنت لا تستمع إلى أيّ شئ مما أقول ، أليس كذلك؟ |
| - Mulder, adamı dinlesen iyi olacak. | Open Subtitles | لانجل ي: مولدر، أعتقد أنت أفضل تستمع إلى الرجل. |
| Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor. | TED | عندما تستمع إلى الستريو في نظام منزلك تستمع أذنيك إلى كلتا مكبري الصوت |
| Aynaya bakıp içinden gelen sesi dinlemeni ve gerçek ruhunu gösteren bir görüntü yaratmanı istiyorum. | Open Subtitles | أريدكَ أن تنظر إلى المرآه و تستمع إلى حدسك و ترسم صورة تتحدث عن شخصيتكَ الحقيقيه |
| - Baba, lütfen dinle beni. | Open Subtitles | لكى ترى ما الذى أصبحت عليه أبى ، أرجوك أن تستمع إلى |
| Dedikodulara kulak asmayacak kadar uzun zamandır donanmadasın. | Open Subtitles | أنت في البحرية منذ فترة طويلة لكي لا تستمع إلى الشائعات |
| Hayır, bu çok anlamsız.O kadar zamanı, kadınları dinleyip hediyeler alarak, onlarla yatmaya çalışmıyorsa neden harcasın ki? | Open Subtitles | كلا ، هذا غير منطقي ، لمَ تقضي كلّ هذا الوقت تستمع إلى نساء ، وتشتري لهنّ أغراض إذا كنتَ لا تحاول النوم معهنّ؟ |