Geçmişte yaşadığım bir şeyler var ve onları benden duyman benim için önemli. | Open Subtitles | لدي بعض الماضي ومن المهم أن تسمعيه مني |
Düşündüm ki bunu bir başkasındansa benden duyman iyi olur. | Open Subtitles | ظننت فقط أنه... يستحسن أن تسمعيه مني |
Tamam dinle, biliyorum bu muhtemelen resmi olarak ortaya çıkacak ama ilk benden duymanı istediğim bazı şeyler var. | Open Subtitles | حسناًأسمعينى، أعلم أن هذا... .... قد يبدو صعباً ، لكن هناك شيئاً أريدك أن تسمعيه مني... |
Ben sadece benden duymanı istediğim için konuşalım dedim. | Open Subtitles | ... و أردتُ أن أحدثكِ عن الأمر حتى تسمعيه مني |
İşçi Partisi o makam için yüksek bir bedel ödeyecek. benden duymadın. | Open Subtitles | حزب العمال سيدفع ثمنا غاليا للمنصب ولكنك لم تسمعيه مني |
Sana bir şey söyleyeceğim ama bunu benden duymadın. | Open Subtitles | سأخبرك شيئا لكنك لم تسمعيه مني |
Sanırım en iyisi benden duyman. | Open Subtitles | من الأفضل أن تسمعيه مني |
Ama benden duymanı istediğim bir şey var. | Open Subtitles | لكن ثمة شيء أريدك أن تسمعيه مني |
benden duymanı istedim. | Open Subtitles | وأريدكِ أن تسمعيه مني أولاً. |
Ayrıca bu lafı benden duymadın. | Open Subtitles | وانت لم تسمعيه مني |
benden duymadın ama. | Open Subtitles | ولكنك لم تسمعيه مني |