| Tamam, kabul ediyorum sizi zehirlemeye çalıştım. | Open Subtitles | حسناً أعترف لقد حاولت تسميمك حتى أبقيك تابعاً لي |
| Seni küçükken zehirlemeye devam etmeliydim, dedim. | Open Subtitles | قلت كان يجب عليّ الإستمرار في تسميمك ببطء حين كنا أطفالا |
| Seni zehirlemeye çalışmıyorum. Bu son derece güzel bir balık. Balıkçı... | Open Subtitles | ، أنا لا أحاول تسميمك ، إنها جيدة ... السمّاك لم يكن |
| Bunu seni zehirlemek için kullandım. | Open Subtitles | هذا ما أستخدمته في تسميمك |
| Ve bunu ,seni karidesimle zehirleyerek kutlamayı düşünüyorum! | Open Subtitles | و أنا أخطط للإحتفال عن طريق تسميمك بـ طبق روبيان الجمبري الخاص بي |
| Seni zehirlemeye çalışmadığımı anlaman için ben de içtim. | Open Subtitles | لكي تطمئن أنني لا أحاول أن تسميمك |
| Seni zehirlemeye çalışmadığımı anlaman için ben de içtim. | Open Subtitles | لكي تطمئن أنني لا أحاول أن تسميمك |
| Sizi zehirlemeye çalisanin Sastini oldugunu biliyordunuz. | Open Subtitles | أنت تعلم أنَّ الأب "ساستيني" هو من حاول تسميمك. |
| Eski erkek arkadaşın seni zehirlemeye çalışmış sanırım. - Ne? | Open Subtitles | أعتقد بأن صديقك السابق يحاول تسميمك |
| Nick, birinin seni zehirlemeye çalıştığını düşünüyordu. | Open Subtitles | لقد ظن (نيك) أن هناك شخص ما ينوي تسميمك. |
| Seni zehirlemeye çalışmıyorum, Henry. | Open Subtitles | لا اريد تسميمك هنري |
| Seni zehirlemeye çalışmıyorum evlât. | Open Subtitles | إنني لا أحاول تسميمك يا بني |
| -Seni zehirlemek için. | Open Subtitles | -لكي أستطيع تسميمك |
| Seni zehirleyerek sadakatini garanti altına aldık. | Open Subtitles | هذا يضمن لنا ولاءك بواسطة تسميمك |