| Oraya gittim tokalaştık ve bana salgının kaynağını bulduklarını ve bizim yanlış hiçbir şey yapmadığımızı söyledi. | Open Subtitles | ،دخلت تصافحنا وأخبرني أنهم تتبعوا |
| Bak..tokalaştık! | Open Subtitles | ! إنظر... لقد تصافحنا |
| Ardından tokalaştık! | Open Subtitles | تصافحنا |
| El sıkıştık. Dinozorun tamamlanmış halini müzede göreceği için heyecanlanmıştı. | Open Subtitles | تصافحنا بالأيدي، وكان مُتحمّساً للغاية بشأنِ رؤيتها مُقامةُ في المَتحف |
| Bir haftadır hazırlığını yaptığımız bir anlaşma için El sıkıştık. | Open Subtitles | وقد تصافحنا للتو واتفقنا على صفقة كنا نعمل عليها منذ أسبوع |
| Hepimiz bu masada El sıkıştık. | Open Subtitles | لقد تصافحنا كلنا في هذه الطاولة |
| El sıkıştık. - 2 bin, son teklif. | Open Subtitles | .لقد تصافحنا عليها- .ألفين دولار، و هذا عرض نهائي |
| El sıkıştık ve dost olarak ayrıldık. | Open Subtitles | تصافحنا كأصدقاء |
| İki arkadaş gibi El sıkıştık. | Open Subtitles | تصافحنا كأصدقاء |
| El sıkıştık. | Open Subtitles | لقد تصافحنا على ذلك |
| El sıkıştık ve vedalaştık. | Open Subtitles | تصافحنا و بعدها ودّعنا بعضنا |
| El sıkıştık. Sana güvenmiştim. | Open Subtitles | لقد تصافحنا لقد وثقت بك |
| El sıkıştık. | Open Subtitles | وقد تصافحنا على ذلك |