| Sinir gazını bulma şansımızı riske atıyorsun. | Open Subtitles | أنت تغامر بكل الفرص للعثور على غاز الأعصاب |
| İşleri riske atma, kapat telefonu. | Open Subtitles | لا تغامر أغلق السماعة 460 00: 20: 30,987 |
| Hayatta kalmak için itmen gerekir. | Open Subtitles | يجب عليك أن تغامر حتى تنجو |
| Şu anda risk alıyorsun. | Open Subtitles | إنّكَ تغامر في هذا |
| Böylece gerçeği asla bilememeyi de göze almış olursun çünkü gerçeği oldukça... | Open Subtitles | أنت تغامر أيضاً بعدم المعرفة لأن نفس الأشخاص الذي دفنوا الحقيقة بمجهود كبير كهذا.. |
| Ama hayatımızla kumar oynuyorsun, çünkü deneyimsizsin. | Open Subtitles | لكنك تغامر بمدخرات حياتنا.. وليس لديكَ أي خبره.. |
| Yedek atıcının sopaya geçmesini isteyebilirsin ya da gururu elden bırakmayıp maçı kaybedebilirsin. | Open Subtitles | لذلك اما ان تغامر وتنتصر، او تتراجع وتخسر اللعبة. |
| Hayatımızı neden riske attığımızı hala kimse sormadı. | Open Subtitles | انها لم تسأل بعد لماذا تغامر بحياتنا |
| "hayatınız riske girer ve ölümcül sonuçlara neden olabilir." | Open Subtitles | فإنك تغامر بحياتك وتواجه عواقب وخيمة |
| Kendi kariyerini riske atacak kadar önemli bir şey mi? | Open Subtitles | أهي من الأهمية لدرجة تجعلك تغامر بمستقبلك المهني... بأكمله من أجلها؟ |
| Okul, şimdi olduğu gibi, top oynayan güzel insanlarla dolu bir yerdi. İnsanların birçoğu Ronald Reagan'ın şu sözüne gönül vermişti: "Çok çalışmanın zararı yoktur deseler bile neden kendinizi riske atasınız ki?" | TED | وعندئذ كما الآن , كان مكان جميل للقوارب و الكرات , أٌناس جميلة , وكثير من الذين تنطبق عليهم تعليق رونالد ريجان أن , " حتي لو قالوا أن العمل الصعب لا يضرك , لماذا تغامر ؟ " |
| Sadece bana bizi riske atmayacağına dair söz ver. | Open Subtitles | فقط عدنى بإنك لن تغامر بنا |
| Hayatta kalmak için itmen gerekir. | Open Subtitles | يجب عليك أن تغامر حتى تنجو |
| Hayatta kalmak için itmen gerekir. | Open Subtitles | يجب عليك أن تغامر حتى تنجو |
| Bize yardım etmek için çok büyük bir risk alıyorsun Jim. | Open Subtitles | انت تغامر كثيرا بمساعدتنا جيم |
| Ortaya çıkarak büyük risk alıyorsun. | Open Subtitles | أنت تغامر بالظهور هنا. |
| Sahile gitme tehlikesini göze almadan önce bir fok yavrusunu nasıl yakalayacağını öğreniyor olabilir. | Open Subtitles | ربما يكون الأمر درس لكيفية التقاط صغير فقمة قبل أن تغامر وتصعد للشاطئ. |
| Çocuğun olduğunda göze alamayacağın hatalar vardır. | Open Subtitles | هناك أخطاء لا تغامر بالوقوع فيها حين يكون لديك أطفال |
| Neden konumunuzla kumar oynuyorsunuz? | Open Subtitles | لماذا تغامر بموقفك؟ |
| Bilinmeyen üzerine kumar oynanır mı? | Open Subtitles | و أن تغامر بخوض المجهول؟ |
| Yedek atıcının sopaya geçmesini isteyebilirsin ya da gururu elden bırakmayıp maçı kaybedebilirsin. | Open Subtitles | لذلك اما ان تغامر وتنتصر، او تتراجع وتخسر اللعبة. |