| Micha'nın kampanya söylentileri yayıldıktan 12 ay sonra dünya üzerindeki tüm şirketler onun teknolojisini kullanmaya başladı. | Open Subtitles | بعد اثنا عشر شهراً من اطلاق ميشا لشركته كل شركة موجودة في العالم بدأت باستخدام تقنيته الجديدة |
| Adam, teknolojisini iletmek için gün içinde uzun yürüyüşlere çıkıyor. | Open Subtitles | يسير الرجل مسافات طويلة في النهار ليُمرر معلومات تقنيته |
| Çünkü onun teknolojisini çaldıklarını düşünüyordu. | Open Subtitles | لأنه إعتقد أنهم سرقوا تقنيته |
| Suçlu olan kişi de Tekniği internetten öğrenmemiş. | Open Subtitles | وأي كان الحزب المذنب فلم يحصل على تقنيته من الانترنت |
| Babasının ona gösterdiği gizli Tekniği bana öğretmişti. | Open Subtitles | اراني تقنيته الخاصه التي اراها اياها ابوه. |
| Kullandığı teknolojiyi kullanabilir kılması için yalvardım. Ama o teknolojisi olduğunu bile inkâr etti. | Open Subtitles | توسّلتُ إليه ليجعل تقنيته مُتيسّرة، لكنّه نفى إمتلاكها. |
| teknolojisi bizimkinden çok farklı değil. | Open Subtitles | كما تعرفين، أن تقنيته لا تختلف عن تقنيتنا. |
| Onu yakalayacak ve teknolojisini tüketeceklerdir. | Open Subtitles | -لكنه استنفذ واستهلك تقنيته |
| Tekniği basit. Stili yok. | Open Subtitles | تقنيته بدائية، لا يملك أى أسلوب |
| Tekniği çoktan başladı. | Open Subtitles | تقنيته الحقيقية بدأت بالظهور الآن |
| Bu onun Tekniği. | Open Subtitles | هو تقنيته. |
| Christopher'a gönderilen e-posta doğruysa onun teknolojisi milyarlar eder. | Open Subtitles | و إذا كانت الرسارة الإلكترونية التي أرسلها (إكزيك) لـ(كريستوفر) صحيحة تقنيته تساوي الملايير |
| Demek teknolojisi... | Open Subtitles | تقنيته... |