| Kızgın olduğunu biliyorum. Hamile olduğundan haberim yoktu. | Open Subtitles | أعلمُ أنك حزين، لم تكُن لديّ أيةُ فكرة أنها حامل |
| Elimde hiç nitrat yoktu. Onu da başka bir komşunun kalan eşyalarından almak zorunda kaldım. | Open Subtitles | لم تكُن لديّ نترات، لذا اضطررت لأخذه من جار آخر. |
| O zamanlar hücre yoktu. Salonun diğer kısmıydı. | Open Subtitles | ،لم تكُن لديّ زنزانة عندئذٍ ذلك كان جانبًا آخر من غرفة القعود |
| Bir hafta önce kafede çalışıyordum, ve hayatımın geri kalanında ne yapacağıma dair hiçbir fikrim yoktu. | Open Subtitles | منذ أسبوع كنت نادلة مقهى ولم تكُن لديّ خطّة لحياتي. |
| Evet, pek seçeneğim yoktu. | Open Subtitles | أجل، فلم تكُن لديّ خيارات كثيرة |
| Kafam karışmıştı çünkü çıktığımızdan haberim bile yoktu. | Open Subtitles | "بل لأنّي لم تكُن لديّ أدنى فكرة أنّنا كنّا نتواعد" |
| - Hiçbir fikrim yoktu. - Neyden fikrin yoktu? | Open Subtitles | ... ـ لم تكُن لديّ فكرة أنهم ـ أنهم كانوا ماذا ؟ |
| - Hiçbir fikrim yoktu. - Neyden fikrin yoktu? | Open Subtitles | ... ـ لم تكُن لديّ فكرة أنهم ـ أنهم كانوا ماذا ؟ |
| - Geleceğinden hiç haberim yoktu. | Open Subtitles | لم تكُن لديّ اي فكرة بقدومكِ |