| - Ne hobi! - Kendi Televizyon yayınımız var. | Open Subtitles | لهذا الرجل هواية يبدوا أننا نعرض عبر برنامج تلفزيونى |
| Televizyon filmlerindeki koma hastası gibi uyanmasını umuyorum. | Open Subtitles | أنا مستمر بالاعتقاد أنها ستصحى مثل مريض فى غيبوبه فى فيلم تلفزيونى |
| Aşağıdaki barda Televizyon var. | Open Subtitles | هيا نابليون لديه مستقبل تلفزيونى |
| Geçen hafta TV'deydik. | Open Subtitles | أتعلم أننا كنا فى لقاء تلفزيونى فى الأسبوع الماضى. |
| Bir reality şovda yapılan en garip şey bu olmazdı. | Open Subtitles | ذلك لن يكون اغرب شىء حدث فى برنامج تلفزيونى |
| Seyyar bir Televizyon stüdyosu. | Open Subtitles | ستوديو تلفزيونى قابل للنقل. |
| Televizyon yapımcısı oldum. | Open Subtitles | . و كنت مُنتج تلفزيونى |
| Televizyon yapımcısı oldum. | Open Subtitles | . و كنت مُنتج تلفزيونى |
| Televizyon izlemeyi sevmez de. | Open Subtitles | انه ليس ممثل تلفزيونى كبير. |
| Galiba bu konuda çocukken gördüğüm... bir TV filminde bir çocuk... | Open Subtitles | اعتقد اننى رأيت برنامج تلفزيونى عن ذلك عندما كنت طفلا عن الولد |
| Belki de bu çocuk benim gördüğüm TV programını görmüş... ve onu taklit etmiştir. | Open Subtitles | ربما ان الولد قال نفس الكلام في برنامج تلفزيونى وقال نفس الكلام |
| Bir reality şova göre güzel yermiş. | Open Subtitles | حجرة رائعة من اجل عرض تلفزيونى |