| Bu geceki ev tanıtımım için Şu şekerlerden alabilir miyim biraz? | Open Subtitles | هل يمكنني ان أخذ بعضا من تلك الحلوى لأجل منزلي المعروض للبيع الليلة؟ |
| Şu şekerlerden alabiliyor muyuz? | Open Subtitles | هل تلك الحلوى يمكن أخذها؟ |
| Şu şekerlerden alabiliyor muyuz? | Open Subtitles | هل تلك الحلوى يمكن أخذها؟ |
| Bu boktan şekeri almamızın tek amacı onu yemek istemeyeceğimizdi! | Open Subtitles | الهدف الوحيد من شراء تلك الحلوى البشعة هو ألا نأكلها |
| Bu fiyat biçilmez draje, nane şekeri dediğin şey aslında biyokimya dünyasının bir zaferidir. | Open Subtitles | تلك الحلوى الرخيصة؟ التي تشبهها بلا عناية بالنعناع في حقيقتها تعتبر انتصارا في مجال الكيمياء الحيوية |
| - Düşür şu Skittle'ı. | Open Subtitles | - احصل على تلك الحلوى - |
| - Düşür şu Skittle'ı. | Open Subtitles | - احصل على تلك الحلوى - |
| Şu şekerlerden bir tane deneyeyim. | Open Subtitles | دعنى أجرب واحدة من تلك الحلوى |
| Homer, lütfen. O, 25 yıllık şekeri sadece beni mutlu etmek için aç kurtlar gibi yemek zorunda değilsin. | Open Subtitles | هومر، ليس ضرورياً أن تلتهم تلك الحلوى المصنوعة من 25 سنة بضراوة |
| George Michael, Tobias'ın üzerinde "Belki Bu Akşam" yazan kalp şekeri görüp kuzenine aşık olduğunu anladığını sandığından endişeliydi. | Open Subtitles | (جورج مايكل), خشي أن يكون (توبايس) قد رأى تلك الحلوى المنحوت عليها "ربما الليلة"واكتشف أنه مولع بابنته |