| Beyazların uydurduğu bir kelime bu yahu. | Open Subtitles | يا رجل، تلك كلمة بيضاء إذا سمعت واحدة أبدا. |
| Fransızca kötü bir kelime bu! | Open Subtitles | تلك كلمة بذيئة بـ الفرنسية! |
| Sırada ne var, Drill? bir kelime mi yoksa iki kelime mi? Şimdi ne olacak? | Open Subtitles | ما التالي ، دريل؟ هل تلك كلمة واحدة أم أثنتان ؟ الآن ماذا؟ هل أنت متأكد؟ حسناً صباح الخير أين أمي؟ |
| Bu arkadaş olanların kullandığı bir kelime. | Open Subtitles | تلك كلمة للأصدقاء لماذا تستخدمها معي؟ |
| "Durun" kelimesi bununla ilgili hiçbir şey yapmayacakları anlamına geliyor. | Open Subtitles | تلك كلمة " انتظر ", تعني انهم لم يفعلوا اي شيء حيال ذلك |
| - Bulunduğumuz yere bakınca başkalarına söylemek için kuvvetli bir kelime. | Open Subtitles | تلك كلمة قويّة نظرًا لموقفنا هنا. |
| Komik bir kelime. Kusmak. | Open Subtitles | تلك كلمة مضحكة، تقيؤ. |
| Bu komik bir kelime. | Open Subtitles | تلك كلمة مضحكة. |
| Öyle bir kelime olduğunu sanmıyorum. | Open Subtitles | لا أظن أن تلك كلمة |
| -Tiksinme. -Çok güçlü bir kelime, değil mi? | Open Subtitles | بغض - تلك كلمة قوية جداً، أليس كذلك ؟ |
| Öyle bir kelime var mı? | Open Subtitles | هل تلك كلمة فعلا ؟ |
| Bunun için "ilişki" kelimesi, korkunç derecede büyük bir laf. | Open Subtitles | "العلاقة الغراميّة" تلك... تلك كلمة فظيعة بشدّة. |
| Ağır çekim kelimesi gibi. | Open Subtitles | تلك كلمة بطيئة الحركة |