| Baştan başa kontrol bizde ve tamamen hiçbir şeyle uyumlu değil. | Open Subtitles | تحكم من البداية إلى النهاية. تماماً لا يتعارض مع أي شيء. |
| Baştan başa kontrol bizde ve tamamen hiçbir şeyle uyumlu değil. | Open Subtitles | تحكم من البداية إلى النهاية. تماماً لا يتعارض مع أي شيء. |
| Gemi gözetlemekten tamamen vazgeçtim, keten elbiselerim bile çürüdü, kedilerim vahşileşti. | Open Subtitles | استسلمتُ تماماً لا استطيع رؤية السفن في الوقت الذي اصبحت ملابسي بالية القطط هربت الى البرية |
| Ama eğer durursan, tamamen bırakırsan, artık büyü yapmazsan... | Open Subtitles | ولكن إذا توقفتي تماماً , لا مزيد من السحر |
| Bu duruşmayla ilgisi olmayan, tamamen farklı bir konu bu. | Open Subtitles | هذه قضيّة مختلفة تماماً لا علاقة لها بهذه الجلسة |
| ! Bu tamamen senin kararın. | Open Subtitles | هذا القرار يخصك تماماً لا أفضل حلاً على الآخر |
| tamamen hareketsizler. - Hiçbir enerji işareti alamıyorum. | Open Subtitles | إنها خاملة تماماً لا ألتقط أي إشارة طاقة |
| tamamen zehirlisin. Öldüremeyeceğin hiçbir şey yok. | Open Subtitles | أنت مُسمم تماماً لا يوجد شيء لا يمكنك قتله |
| Bu tamamen "Anti-Amerikan". Benim fikrim olsa bile umurumda değil. | Open Subtitles | هذا غير أمريكي تماماً لا أبالي إذا كانت فكرتي |
| ... hareket edene kadar ve enfeksiyonların tamamen gidene kadar onu göremezsin o da yoğun bakımdan çıkamaz. | Open Subtitles | يصبح بإمكانكِ الحركة ويختفي الإلتهاب تماماً لا يمكنكِ أن تريها |
| Evet tamamen uygunuz. Endişelenme, iki dakikaya biter. | Open Subtitles | أجل، نحن ممتثلين تماماً لا تقلق ستكون دقيقة أو أكثر |
| Aksine, tehlikeden tamamen kurtulmuş değilim. | Open Subtitles | على النقيض تماماً لا أرى أنك خرجت من مرحلة الخطر |
| Oda tamamen boş. ne yastık kılıfı, ne de çarşaf var. | Open Subtitles | الغرفة مجردة تماماً لا أسرة ولا أغطية |
| tamamen, hepten bilmek bile istemezsin. | Open Subtitles | تماماً لا تعرفين كم كنتُ احمقاً |
| Pekala, bilimsel olamamakla birlikte, tamamen ön yargı ile... hiç bir deilile ihtiyaç duymadan ya da tartışmasız- | Open Subtitles | إسألي حسناً، بشكل غير علمي، مع تحيّز غير تجريبي تماماً... لا تتطلب أدلة داعمة أو حجّة منطقيّة |
| Evet, tamamen haklısın. Hiç bir anlam ifade etmez. | Open Subtitles | أجل ,أنت محق تماماً لا تقصد شيئاً |
| tamamen anlamsız suçlar, gözle görülür bir motivasyon yok. | Open Subtitles | جرائم بلا هدف تماماً لا يوجد دافع مسبق |
| - Onunla bu tamamen farklı şeyler. Bu daha kötü. Bizim çocuğumuz bağırarak odayı terk edemez. | Open Subtitles | -هذا ليس نفس الشيء تماماً لا ، إنه أسوء ، أبننا لايستطيع الهروب من الغرفة صارخاً |
| - tamamen sıçtık. | Open Subtitles | لقد أخفقنا تماماً لا أستطيع بأنها مرت |
| tamamen yanmış. Bu akşam yemek yok. | Open Subtitles | محترقة تماماً لا طعام الليلة |