| Son nefesinde, halkını korumam için yalvardı ve yerine geçmemi istedi. | Open Subtitles | مع أنفاسه الأخيرة، توسل لي لحماية شعبه وللحكم في مكانه |
| Sen duyamadın ama penisin tokat atmam için yalvardı. | Open Subtitles | لم تستطع سماع الأمر لكن قضيبك توسل لي لأصفعك, حسناً؟ |
| Önce ödü koptu, sonra da bana kalmam için yalvardı. | Open Subtitles | في البداية غضب، ومن بعدها هو هو توسل لي ان ابقى |
| Çok garip davrandığını düşünüyor ve... buraya döndüğümde seninle konuşmam için bana yalvardı. | Open Subtitles | و هو يعتقد أنك تتصرف بغرابة شديدة. و توسل لي أن أتحدث إليك حول هذا عندما أعود. |
| Koşu antrenörü Flash O'Hare ile konuştum ve senin takıma girmen için bana yalvardı. | Open Subtitles | هاااي, لقد تحدثت مع مدرب أوهير فلاش ـ ـ ـ و هو تقريبا توسل لي لأحضرك لتنظم للفريق |
| Onu öldürmem için yalvardı ama öldürmedim. | Open Subtitles | توسل لي كي أٌتله ولكني لم أفعل |
| Bir gün bana acısına son vermem için yalvardı. | Open Subtitles | توسل لي إنهاء الأمر له |
| - Size söylememem için yalvardı. | Open Subtitles | انه توسل لي أن لا أقول لك. |
| Bana ceza kesmemem için yalvardı. | Open Subtitles | توسل لي ألا أغرمه |
| Eddie doğru olanı yapmam için yalvardı. | Open Subtitles | (أدي) توسل لي أن أفعل الشيء الصحيح |
| Gitmem için yalvardı. | Open Subtitles | توسل لي |
| Nathan yapmam için yalvardı. | Open Subtitles | (نايثان) عملياً توسل لي! |
| Frederic bana hizmet etti, borçlarını ödememiçin bana yalvardı ama kabul etmedim. | Open Subtitles | فريدريك, خدم تحت امرتي وطبقآ لهذا لقد توسل لي لادفع ديونه وقد رفضت |
| Ayrıldığımda, Frank kalmam için bana yalvardı. | Open Subtitles | عندما غادرت فرانك توسل لي بالبقاء |
| Çünkü yapmam için bana yalvardı. | Open Subtitles | لأن توسل لي لذلك |
| - Çünkü bana yalvardı. | Open Subtitles | لأنها توسل لي أن. |
| Onu Haven'dan göndermem için bana yalvardı. | Open Subtitles | لقد توسل لي لأخراجه من هايفن |