"تُمثل" - Translation from Arabic to Turkish

    • temsil
        
    Bu kameralar termal enerjiyi bildiğimiz renklerle temsil ederek çalışır. Open Subtitles الكاميرا تُمثل أساساً الطاقة الحرارية بتحويله لمُعدّل اللون الذي نعرفه.
    Her biri farklı dozda binlerce derecelik yanmayı temsil ediyor. Open Subtitles كل واحدة تُمثل شئ يحترق في عدة مستويات من الحرارة.
    Tanım olarak, olağan dışı olmak temsil edilemez. TED بالتعريف، أن تكون استثنائيًّا يعني ألا تُمثل فئةً ما،
    Ve elektrik yerine, bu kıllar dijital veriyi temsil eden ışık sinyallerini taşır. TED وبدل الكهرباء، تحمل هذه الأسلاك نبضات الضوء، التي تُمثل البيانات الرقمية.
    Bunun nedeni, bir örneklem içerisinde ne kadar az katılımcı varsa hedef kitleyi temsil etme ihtimallerinin o kadar az olmasındandır. TED ذلك لأنه كلما كان عدد المشاركين في العينة العشوائية أقل، كلما قلّ احتمال أن تُمثل العينة بدقة كل الفئات المستهدفة.
    Bu oda, yoksulluk veya politika yüzünden, bir koleksiyon vitrini şöyle dursun, onları içine koyacak orta sınıf bir evi dahi karşılayamadan giden nesillerin fedakârlıklarını temsil ediyordu. TED فتلك الغرفة كانت تُمثل تضحيات أجيال رحلت أجيال بسبب الفقر أو السياسة لم تستطع تحمل نفقات تلك التحف مجتمعةً ناهيك عن منزل من الطبقة الوسطى، لوضعها فيه
    Bilmediğimiz şey, hangilerinin kurtarılmış hangilerinin hâlâ tespit edilmesi gereken çocukları temsil ettiği. TED نحن لا نعلم كم منها تُمثل أطفالاً تم إنقاذهم بالفعل أو لازال الطفل بحاجة إلى تعريف.
    aynı zamanda zamanın büyük çağlarını temsil etmekteler, her birinin sonlanması binlerce yıl süren. Open Subtitles و هي تُمثل أيضاً حِقب زمنية مهمة إستمرت لآلاف السنين وفقاً لعِلم الفلك
    Anıttaki yıldızlar, ülkelerine hizmet ederken ölmüş ajanları temsil ediyor. Open Subtitles النجوم في الحائط التذكاري تُمثل العُملاء الذين ماتوا بشجاعه أثناء خدمتهم للوطن
    Şu anki ihtilafınızda karşı tarafı temsil eden firma için çalıştığımı size hatırlatmalıyım ve siz şu anki avukatınızla konuşmadan, ben sizinle konuşamam. Open Subtitles حسناً، أحتاجُ لتذكيرك بأنني أعمل لشركةُ تُمثل الطرفُ الخصم في نزاعُك الحالي ولا أستطيعُ التحدثَ أليكَ
    Gerçi 43 aileyi temsil ettiği toplu bir davaymış, yani milyonlarca dolar para söz konusu. Open Subtitles على أيّ حال، إنّها دعوى جماعيّة تُمثل 43 عائلة مع الملايين من الدولارات على المحك.
    Yüzbaşı. Sen ABD hükümetini temsil ediyorsun. Bu adam için çalışmıyorsun! Open Subtitles أيها النقيب، أنت تُمثل حكومة الولايات المُتحدة ولا تعمل لصالح هذا الرجل
    Ama kapalı duruşmada özel bir avukat onu temsil edecek. Open Subtitles لكن في جلسّة إستماع مُغلقة، مصالحه سوف تُمثل من قبل مُحاميّ خاص.
    Nasıl oynandığını öğretmemi istemiyor muydun? Her olası hamle farklı bir oyunu temsil eder. Open Subtitles ظننتُ أنّكِ أردتِني أن أعلمكِ كيفيّة اللعب، كلّ خُطوة مُحتملة تُمثل لعبة مُختلفة،
    Tanrı'nın insanlara bıraktığı en büyük iki mirası temsil ediyor. Open Subtitles تُمثل أعــظم هديتين أن يورث الــرب إلى الإنــسان
    Nasıl oynandığını öğretmemi istemiyor muydun? Her olası hamle farklı bir oyunu temsil eder. Open Subtitles ظننتُ أنّكِ أردتِني أن أعلمكِ كيفيّة اللعب، كلّ خُطوة مُحتملة تُمثل لعبة مُختلفة،
    Ara sokaktaki kadın, toplumun anneni nasıl gördüğünü temsil ediyordu, yani bir fahişe olarak. Open Subtitles السيدة فى الزقاق تُمثل كيف أن المجتمع قد نظر إلى أمك ، كبائعة هوى
    Bu genç kadın da senin anneni nasıl gördüğünü temsil ediyor, sevgi dolu ve saf. Open Subtitles هذه السيدة الشابة تُمثل نظرتك أنت إلى أمك وحُبك النقى لها
    Birini sadece onu sevmediğiniz için temsil etmeyeceğinizi düşünmemiştim. Open Subtitles لم أعتقدُ بأنكَ لن تُمثل شخصًا لمجرّد أنهُ لايعجبك.
    Bu eşyaların her birisi senin güce gitme yolunda yok ettiğin ruhları temsil ediyor. Open Subtitles كلّ واحدة من هذه الأشياء تُمثل روح رجلٍ أو امرأة قمت بتدميرها في سبيل وصولك إلى السلطة

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more