| Sadece yaptığım iyilikler için değil unuttuysan diye söylüyorum, bu bizim tek gelir kaynağımız. | Open Subtitles | ليس فقط لأجل ما أفعله من خير ولكن وفي حالة أنك نسيتِ فهو مصدر رزقنا الوحيد |
| Onun gelmesini bekliyorsun diye söylüyorum. | Open Subtitles | في حالة أنك تعتمد على ظهوره المفاجئ |
| - Nedenmiş? Çünkü Spike, belki farkına varmamışsındır diye söylüyorum, denizin dibinde mahsur kaldık. | Open Subtitles | (لأن في حالة أنك لم تلاحظ يا (سبايك أننا أسفل المحيط |
| - Fark etmediyseniz diye söylüyorum: | Open Subtitles | في حالة أنك لم تلحظي.. |
| Farketmemiş olabilirsin ama teklif sadece şuanki durumu kurtarmak için değil. | Open Subtitles | لكن في حالة أنك لم تلاحظي العروض التي تأتي في الدقيقة |
| Dikkat etmemiş olabilirsin ama şu an birazcık bağlıyım. | Open Subtitles | في حالة أنك لم تلاحظ، أنا مقيد الآن. |
| Sen farketmemiş olabilirsin ama benim için çok öneli. | Open Subtitles | في حالة أنك لم تلاحظ فهو هام لي |
| Fark etmemiş olabilirsin ama ben Fransa Kralı'yım. | Open Subtitles | في حالة أنك لم تُلاحظ أنا ملك "فرنسا" |