| Eve daima senin hikayelerini tekrar anlatarak gelirdi. | Open Subtitles | دائماً ما كان يأتي للمنزل و يعيد رواية حكاياتك |
| Senin uzak diyarlar hakkındaki hikayelerini özledim. | Open Subtitles | أفتقد حكاياتك عن الأرض البعيدة |
| Buraya hikayelerini dinlemeye gelmedim. Ben ciddiyim. | Open Subtitles | لم آتى إلى هنا لأسمع حكاياتك |
| Sana gelince küçük kaçak, uydurma hikâyelerin bir işe yaramayacak. | Open Subtitles | وأنتِ أيتها الهاربه الصغيره حكاياتك الطويله لن تنفعك |
| Bitmek bilmeyen hikâyelerin ve ardı arkası kesilmeyen laflarınla kafamızı karıştırıp, bizi sömürüyorsun! | Open Subtitles | حكاياتك التي لا نهاية لها، والكلام، والكلام، والكلام، حتى تُربكنا، وتفسد حياتنا! |
| - Clara bana hikayelerini anlattı. | Open Subtitles | (كلارا) أخبرتني عن حكاياتك |