kadının hayatını zorlaştıran şey vajinası değil, | TED | ليس امتلاك المهبل هو ما يجعل حياة المرأة أصعب |
Ancak, bütün o dâhiliğine rağmen sevdiğin kadının hayatını kurtaramadın. | Open Subtitles | و بعد كل هذا الذكاء لم تستطع إنقاذ حياة المرأة التي أحببتها |
Bakın istiyorsanız tartışabiliriz veya doğru şeyi yapıp kadının hayatını kurtarırız. | Open Subtitles | .. انظر . يمكن ان نتناقش حول هذا او يمكننا انقاذ حياة المرأة |
Normal insanların bakışına göre; bu, bir kadının hayatındaki en romantik an. | Open Subtitles | {\pos(192,210)}،و بتمثيل وجهة نظر الناس العاديّين إنّها أكثر لحظة رومانسيّة في حياة المرأة{\pos(192,210)} |
Bir kadının hayatındaki en temel şey... | Open Subtitles | والشيء الأساسي في حياة المرأة هو... |
O kadının hayatını kurtardın ve artık "Jonas haklı" diye düşünüyorsun. | Open Subtitles | انقذت حياة المرأة ، والآن انت تفكرين "جوناس على حق. |