| Başkomiserim, demin Walter Devlin'in şirketinden bir küçük ortakla konuştum. | Open Subtitles | حضرة النقيب, للتو كنت على الهاتف مع واحد من الشركاء في شركة "والتر دلفن" |
| Devlin, Hank Gerrard ve Ellie Wilson'ın Martha'nın Üzümbağı'nda dinlenmeye gittiklerini söyledi. | Open Subtitles | قال بأن "دلفن" و"هانك جيرارد وإيلي ويلسون" كانوا متجهين إلى جزيرة مارثا فينيارد" للعمل على" |
| Devlin beklemeyi, Gerrard ise atağı sürdürmeyi öneriyormuş. | Open Subtitles | "دلفن" كان يميل للتسوية بينما "جيرارد" أراد الاستمرار في المقاضاة |
| Ama konuştuğun küçük ortağın dediğine göre Devlin'le anlaşmazlıkları konusunda yüksek sesli bağırışmalar yaşıyorlarmış. | Open Subtitles | الشريك الذي تحدثت معه قال بأنه[جيرارد] و دلفن كان لديهم جدالات حادة. |
| Bay Devlin, Gerrard'ın uçağı kaçırdığını düşündü. | Open Subtitles | السيد "دلفن" افترض فقط أن "جيرارد" قد فوّت الرحلة |
| Çünkü Devlin'in azarlaması aslında bir sesli mesajdı. | Open Subtitles | لأن توبيخ السيد "دلفن" كان عبر البريد الصوتي. |
| Bayan Wilson, Devlin'i sakinleştirmeye çalışıyor. | Open Subtitles | الآن, وبينما الآنسة "ولسون" تحاول تهدئة "دلفن" |
| Walter Devlin, Ellie Wilson. | Open Subtitles | والتر دلفن و إيلي ويلسون |
| Walter Devlin bizle bir süre uçmuştu. | Open Subtitles | "والتر دلفن" حلق معنا لفترة |
| Bay Devlin ve Bayan Wilson Hank Gerrard'ı öldürmedi. | Open Subtitles | السيد "دلفن" والانسة "ويلسون" |
| Walter Devlin. | Open Subtitles | "والتر دلفن" |