| Kiss de bir gün bir disko şarkısı yaparsa hiç şaşırmam. | Open Subtitles | وأود أن لا تفاجأ إذا فعلت کیس أغنية ديسكو يوما ما. |
| Şehirdeki tüm disko ve bekar barlarının bir haritasına benziyor. | Open Subtitles | تبدو مثل خريطة لكل ديسكو و حانة في البلدة |
| -Burası disko. -Yanındaki herif kim? | Open Subtitles | ـ إنه مُجرد ديسكو ،حسنا ً ـ من هذاالرجل الذى معها ؟ |
| Detroit'te Disco lnferno diye harika bir yerde. | Open Subtitles | في هذا المكان غير تقليدي في ديترويت دعا ديسكو جحيم. |
| Bir restoran işletmeye çalışıyorum, 80'lerde bir disko değil. | Open Subtitles | أنا أحاول إدارة مطعم، و ليس ديسكو من الثمانينات. ضعى جورب عليه. |
| El çırpmayla çalışan disko topunun kokoş bir tarafı yok. | Open Subtitles | هناك لا شيء جبني حول a تصفيق كرةِ ديسكو على. |
| Ben de el çırpmayla çalışan disko topu istedim. | Open Subtitles | وأنا كُنْتُ أَعتقدُ صفّقْ كرةَ ديسكو على. |
| Bizim istediğimiz şey de büyük bir disko ve alkol fıçısına düşmek. | Open Subtitles | كل مانريد هو مسرح ديسكو فاحش و مكان يعج بالثملين |
| Kalçam bir disko topu gibi gözüküyor. | Open Subtitles | تبدو المنطقة بين فخذيَّ وكأنها مسرح ديسكو من كثرتها عليه |
| Senin dünyan disko topları ve kutsal fıskiyelerden ibaret olabilir ama benim yaşadığım yer öyle değil. | Open Subtitles | عالمك قد يكون كله كرات ديسكو ونوافير سماوية لكن ذلك ليس حيث أعيش |
| 20'li yaşlarımın başlarında bir Kovboy- Kızılderili disko partisinde takmıştım da... | Open Subtitles | في العشرين من عمري ارتديته في حفل ديسكو لرعاة البقر و الهنود الحمر |
| disko çocuğu şimdi gidip kovboy şapkası, bot falan mı giyecek yani? | Open Subtitles | ما، ديسكو صبي يرتدي الآن قبعة رعاة البقر والأحذية والقرف؟ |
| 1970'lerdeki disko toplarına benziyor ve şu anda elimde hiç ipucu yok. | Open Subtitles | تبدو و كأنها قطعة من مجوهرات ديسكو للسبعينات و في هذه اللحظة، أنا لا أملك أي دليل |
| Kalk bir duş al, saçını yine disko vampiri saçına dönüştür. | Open Subtitles | حتى الحصول على ما يصل، الاستحمام، تفعل ذلك ديسكو مصاص دماء شيء مع شعرك. |
| Bir disko şarkısına cover yapıyoruz ve babam bunu dinlemek için Jazz Şenliğinden vazgeçiyor. | Open Subtitles | نحن نقوم بالتمرن علي أغنية ديسكو ووالدي يفوت مهرجان الجاز للإستماع إليه |
| - Özgürlüğün sonu, Disco meteliksizdi ve bal peteği de ilişkisini kesmek üzereydi ama ben romantiğimdir. | Open Subtitles | في نهاية الأمر , أفلس ديسكو و تلك الفتاة كانت ستقاطعه لكنني رومانسي |
| Bu yüzden Disco'ya kafasını süs havuzunda tuttuğu her dakika için 10 papel vereceğimi söyledim. | Open Subtitles | لذا أخبرت ديسكو أني سأعطيه عشر دولارات عن كل دقيقة يكتم فيها أنفاسه داخل الحوض |
| ama efendim eli, gözü ve kulağı olmayan, biri nasıl Disco yapabilir. | Open Subtitles | ولكن سيّدي، البطل ليس لديه يدين ولا عينين، ولا أذنين "كيف يقوم بآداء أغنية "ديسكو |
| Endüstriyel bir ofis binasının zemin katındaki bir gündüz diskosu. | Open Subtitles | إنه ديسكو في النهار في الطابق الأرضي لمبنى مكتب صناعي. |
| Bir kutu karamele harcayacaklarına, paralarını saçma sapan ... bir diskoya harcamalarına... inanamıyorum. | Open Subtitles | أنا لا أُصدّق بأنّهم سينفقون جميع أموالهم في ديسكو غبي.. بما أن يمكنُهم شراء حقيبه كبيرة جداً.. من الكراميل |
| Sadece diskoda dans etmek daha kolay. | Open Subtitles | ديسكو هو مجرد أسهل في الرقص ل. |
| Sanki dünyanın en boktan diskosunda ışıklar yanmış gibi. | Open Subtitles | مثل الأضواء قد حان على ديسكو فضلات في العالم |
| Gözleri fıldır fıldır oynuyor. | Open Subtitles | عيناه ترقصان ديسكو تحت جفنيه |
| diskotek limonu. | Open Subtitles | تبدوا مثل ساقي ديسكو يا إبن العاهرة |