| Bana ulaşmak istersen Empire'dayım tamam mı? | Open Subtitles | حسنٌ, أنا في فندق "ذا إمباير" إن كنتِ بحاجةٍ إلي. حسنٌ؟ |
| İçi nakit dolu bir zarfla Empire'dan ayrılıyor. | Open Subtitles | حسنٌ؟ إنه يغادر فندق "ذا إمباير" بمظروف مليء بالنقود. |
| Eğer "Spectator"da bir partide çalışmazsa Empire'da bir partide çalışır mı? | Open Subtitles | إن لم تكن تعمل في حفلة لدى "ذا سبكتيتور"، فهل ستوافق على العمل في حفلة في فندق "ذا إمباير"؟ |
| Maureen'in onu Empire'a götürmesi için bir araba çağırdığını duydum. | Open Subtitles | سمعت (مورين) تتصل بسيّارة لتقلها إلى "ذا إمباير". |
| Ve bu gece, Chuck bize Empire'da kocaman bir süit ayarladı. | Open Subtitles | والليلة, (تشاك) حجز لنا... في جناحٍ فخم في فندق "ذا إمباير...". |
| Nate'in partisi Empire'a taşındı. | Open Subtitles | تم نقل حفلة (نايت) إلى فندق "ذا إمباير". |
| Nate'in partisi Empire'daki süite taşınmış. | Open Subtitles | لقد تم نقل حفلة (نايت) إلى جناحٍ في فندق "ذا إمباير". |
| Treni rötar yapmış, o yüzden doğrudan Empire'a gidecek. | Open Subtitles | لقد تم تأخير رحلتها بالقطار، لذا ذهبت مباشرةً... إلى فندق "ذا إمباير". |
| Empire güvenliği. | Open Subtitles | أمن فندق "ذا إمباير". آلو؟ |
| Bilgin olsun, Blair hiç kimseye söylemeden gidip ve Empire'a kaçmış. | Open Subtitles | فقط لعلمك, لقد غادرت (بلير) بدون أن تخبر أحدًا... وفرّت إلى فندق "ذا إمباير...". |