| o kostümü hiç yeniden tasarlamamalılardı. | Open Subtitles | لم يكن من المفترض أن يغيروا ذلك الزي |
| Chad Hockney cinayet gecesi evinde o kostümü dikiyormus. | Open Subtitles | (تشاد هوكني) كان في شقته يخيط ذلك الزي في ليلة الجريمة. |
| bu kıyafeti bir daha asla giymeni istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريد منك أن ترتدي ذلك الزي بعد الآن. |
| O zaman bu kıyafeti açıklayın. | Open Subtitles | إذاً فسر لي ذلك الزي |
| Bu kostümü ancak benim... ölü, soğuk ve hafif kilolu vücudumdan çıkarabilirsin. | Open Subtitles | ستوجب عليك أن تخلع ذلك الزي من على جسدي الميت, البارد الزائد الوزن قليلاً |
| Bu üniformayı giymeden önce de insandın. | Open Subtitles | أنت بشرية من قبل حتى أن ترتدين ذلك الزي |
| Eğer paranoyak bir Yakındoğulu mizansenini betimleyen bir kıyafet bulamazsam, ayvayı yedim. | Open Subtitles | إذا لم أجد ذلك الزي الذي يصور جنون حب المسرح، فأنا هالكة. |
| Eminim çok hoş görünüyorsundur o üniformayla. | Open Subtitles | أراهن أنك تبدين ضريفة في ذلك الزي |
| Chad Hockney cinayet gecesi evinde o kostümü dikiyormuş. | Open Subtitles | (تشاد هوكني) كان في شقته يخيط ذلك الزي في ليلة الجريمة. |
| Ama o kostümü giyip Noel Baba'yı canlandırdığınızda, belirli değerleri temsil etmek için önemli bir sorumluluk üstleniyorsunuz! | Open Subtitles | لكن عندما ترتدي ذلك الزي (وأنت تتظاهر بأنك (بابا نويل فأنت تأخد على عاتقك مسؤولية كبيرة لتمثيل بعض القيم.. التي يمثلها |
| o kostümü giymiyorum. O kostümden nefret ediyorum. | Open Subtitles | لن أرتدي الزي، أكره ذلك الزي |
| bu kıyafeti giymeme imkân yok. | Open Subtitles | إنه من المستحيل أن ألبس ذلك الزي. -هيا! |
| Bu kostümü giymek için doğmuş. | Open Subtitles | لقد وُلدَ ليرتدي ذلك الزي |
| Üstündeki ucuz kıyafet karnavallara bile uygun değil. | Open Subtitles | ذلك الزي الرخيص , ليس ملائماً حتى للكرنفال |
| Billy, buraya o üniformayla gelmemen gerektiğini biliyorsun. | Open Subtitles | (بيلي) أنتَ أدرى من أن تأتي إلى هنا، مرتدياً ذلك الزي. |