| Biz tecrübeli öğretmenler küçük firmalarda çalışır ve daha az para isteriz. | Open Subtitles | نحن معلمون ذوي خبرة,نتعامل مع الشركات الصغيرة و نكلف أقل. |
| NYPD'nin tecrübeli memurlarını görevden almak, onların yerine eğitilmemiş sivil insanlar koymak. | Open Subtitles | إنهم يقومون باستبدال شرطة نيويورك ذوي خبرة بمدنيين متدربين |
| Polis ve yönetim tecrübeli elemanlar arıyor. | Open Subtitles | الإدارة والشرطة يبحثون عن موظفين ذوي خبرة |
| Efendim yıllarca deneyimli, kalifiye pek çok kadın ve erkek ajanımız var. | Open Subtitles | سيدي، لدينا الكثير من العملاء المؤهلين، رجال ونساء ذوي خبرة طويلة |
| Bize sizin gibi deneyimli insanlar lazım. Klinik için çalışır mısınız? | Open Subtitles | نحن بحاجة لأناس ذوي خبرة مثلكِ هل ترغبين في العمل في هذه العيادة؟ |
| Duruşma tecrübesi olan 4 avukata ihtiyacımız var. | Open Subtitles | نحتاج إلى أربعة شركاء ذوي خبرة في المحاكم |
| Kolej çocukları, yetişkin dostlarımız, tecrübeli erkekler. | Open Subtitles | شبان الكلية ,اكبر سناً رجال ذوي خبرة |
| Amerika'nın bu krizde,yurtdışında tecrübeli diplomatlara ihtiyacı var. | Open Subtitles | أمريكا" في هذه الأزمة تحتاج لدبلوماسيين" من ذوي خبرة في المفاوضات الخارجية |
| Bu tür şeylerde tecrübeli olan kişilere ihtiyacım var. | Open Subtitles | أحتاج إلى أشخاص ذوي خبرة في هذا المجال |
| Geçen hafta Berlin'de iki kişiye suikast düzenledi bir tanesi çok tecrübeli bir üst subaya idi. | Open Subtitles | اخر اسبوع في (برلين)، لقد قتل ضابطين ذو خبرة كبيرة. اريد هذه المنطقة. لقد قتل ضابطين، ذوي خبرة عالية |
| Ona tavsiye verecek iyi adamlar olacak. tecrübeli adamlar. | Open Subtitles | ستكون مُحاطة برجال ذوي خبرة |
| Evet ama oraya girebilmek için deneyimli ajanlara ihtiyacı vardı. | Open Subtitles | -أجل، ولكنها احتاجت عملاء ذوي خبرة لدخوله -حسنًا، من الواضح أنها أرادت مصنوعة، ولكن أيهم؟ |
| Neyse ki, tecrübesi olan bir sürü insan tanıyoruz. | Open Subtitles | "لحسن الحظ، عرفنا أناسًا كثيرين ذوي خبرة" |