| Hayır, Takım elbiseli adam her şeyi çözmedi fakat elinde silah olan adamın Takım elbiseli adamın ne yapmaya çalıştığını anlaması lazım, tamam mı? | Open Subtitles | كلا, الرجل ذو البدلة لم يكتشف كل الأمور ولكن على الرجل ذو المسدس أن يفهم ماذا يحال ذو البدلة أن ينجز هنا, حسنٌ؟ |
| Geçen Haziran, Roma yolculuğunda mola verdiğimizde gri Takım elbiseli bir adamla seni otelden çıkarken gördüm. | Open Subtitles | في رحلتي لروما ..في يونيو الماضي اثناء يوم التوقف بالرحلة رأيتُك تخرجين من الفُندق بصحبة الرجل ذو البدلة الرمادية |
| İK taban kaybettiği için Takım elbiseli adam tekrar öncelikli hedefimiz oluyor. | Open Subtitles | إذن، بتهاوي الموارد البشريّة لنقطة اللاعلاقيّة، فريقي بدأ يُغيّر أولوياته للرجل ذو البدلة. |
| - Ajan benim yöntemimi anlayacak. | Open Subtitles | ذو البدلة سيرى الامر كما اراه |
| - Ara Final "Sarı Kostümlü Adam" | Open Subtitles | "{\fnAndalus\fs28\b1\cH09ACFF\3cHFFFFFF}"الموسم الأول، الحلقة التاسعة "بعنوان: ذو البدلة الصفراء" |
| Kimliği tutuyor diye Takım elbiseli adamın elimden öylece gitmesine izin vermem. | Open Subtitles | لن أدع الرجل ذو البدلة يفلت من أيدينا لمُجرّد أنّه تمّ تأكيد رخصة قيادته. |
| Washington Heights'daki adam kimdi Takım elbiseli? | Open Subtitles | من هو الشخص الذي كان في واشنطون هايتس ذو البدلة |
| Artık emeklilik planlarımı biliyorsun. Peki Takım elbiseli Adam takımını astıktan sonra ne yapacak? | Open Subtitles | بما أنّك تعرف الآن جميع خُطط تقاعدي، فما الذي يخطط الرجل ذو البدلة لفعله بعدما يُعلّق البدلة؟ |
| Takım elbiseli adam her şeyi çözdü mü yani? | Open Subtitles | الرجل ذو البدلة إكتشف كل الأمور؟ |
| Bu arada sakın, Takım elbiseli adamını unuttuğumu sanma. | Open Subtitles | ولا تعتقدي أنّي نسيتُ رجلكِ ذو البدلة. |
| FBI'ın HR'ı bastığı gün seni, o Takım elbiseli adama yardım ederken gördüm. | Open Subtitles | رأيتُك تُساعد الرجل ذو البدلة. |
| Polis ona Takım elbiseli adam diyor. | Open Subtitles | الشرطة تدعوه بالرجل ذو البدلة. |
| Bej Takım elbiseli olan? Çantalı olan? | Open Subtitles | الرجل ذو البدلة الأنيقة والحقيبة؟ |
| Peşinde olduğu şeyin Takım elbiseli adam olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | أعرف كلّ شيءٍ عن مُطاردة "الرجل ذو البدلة". |
| Polisin "Takım elbiseli adam" dediği kişi sen misin? | Open Subtitles | -أأنتَ من تُطلق عليه الشرطة لقب: "الرجُل ذو البدلة"؟ |
| Buradaki Takım elbiseli var ya arkadaşını öldürdü. | Open Subtitles | ذو البدلة هُنا، عرّض صديقك للقتل. |
| Takım elbiseli arkadaşı buluşmayı biliyor. | Open Subtitles | زميلها ذو البدلة يعلم بشأن المقابلة |
| Ve şimdi Takım elbiseli arkadaşın bunun bedelini ödeyecek. | Open Subtitles | والآن زميلك ذو البدلة سيدفع الثمن |
| - Ajan hâlihazırda istasyonda. | Open Subtitles | ذو البدلة حاليًا داخل المحطة. |
| Sarı Kostümlü Adam, Eddie'yi kaçırdı. | Open Subtitles | الرجل ذو البدلة الصفراء، أخذ (إيدي) |
| Peki, bu evde bulunmasını istediğim kırmızı kostüm giyen tek adam Kris Kringle, anlaştık mı? | Open Subtitles | حسنُ يا ذو البدلة الحمراء الوحيد، أريد هذا المنزل الآن مُهيء للكريسماس، هل فهمت؟ |