| Sanki durgun bir havuz içinde yaşıyor gibiydim ve kanser beni daha büyük denizden ayıran kaya parçasını dinamitledi. | TED | كان كما لو كنت أعيش في بركة راكدة والسرطان فجر الصخرة التي تفصل بيني وبين البحر الأكبر |
| Dipteki Milyar tezi, 40 yıldır ekonomisi durgun ülkelerde sıkışıp kalmış olan bir milyar insanın, dünyadaki diğer insanlardan ayrılmakta olduğunu söyler. | TED | حسناً، إن فرضية المليار السفلى هي أن مليار شخص عالقون في إقتصادات ظلت راكدة لمدة 40 عاماً، وبالتالي متباينة عن بقية البشر. |
| Bu çok önemli; nem ve yağış oranı size yakınlarınızda sivrisineklerin üreyebilmeleri için gereken durgun su birikintilerinin olup olmadığı hakkında bilgi verir. | TED | و هي بيانات مهمة جدا لأن الرطوبة و الترسيبات تخبرك إذا كان هناك مستنقعات مياة راكدة تصلح لتكاثر الناموس. |
| Benimki gibi durgun bir hayatta kendimi eğlendirmek evrimsel bir mucizedir. | Open Subtitles | بأن تستمع الى نفسك فى حياة راكدة كحياتى أستطيع أن أسلى نفسى دائما |
| Her şey normal gözükebilir ancak birkaç metre derine inildiğinde su durgun ve oksijensiz hale geliyor. | Open Subtitles | ،قد لا تبدو مميزة لكن تحت الأمتار القليلة الأولى المياه راكدة وتفتقر للأكسجين |
| Su oldukça durgun ancak filler bununla da başa çıkabilir. | Open Subtitles | هذه البركة راكدة ولدى الفيلة مكيدة للتعامل مع ذلك |
| İndekslerinizi incelediğimize göre her yerde durgun olmadığını görüyoruz. | Open Subtitles | لكن حسب ما قرأنا من قوائمكم أدركنا أنها ليست راكدة في كل مكان |
| Tüm yırtıcıların kemikleri, eski, durgun bir gölün kenarında yan yanaydı. | Open Subtitles | عـُثرعلى جميع عظام المفترسين على طول حافة بحيرة راكدة عتيقة |
| Anatotitan'lar, bir durgun su havuzunun başında toplanıyorlar, su ve yemek için. | Open Subtitles | تتجمع مجموعة من ديناصورات –الناتوتيتان- حول بركة راكدة للشراب والتغذي |
| durgun ve neşesiz bir ilişkiden nasıl kurtulabilirim? | Open Subtitles | كيف أخرج من علاقة راكدة غير ممتعة؟ |
| Satışlar durgun. Bir şeyler yapmak zorundaydım! | Open Subtitles | ، المبيعات راكدة كان علي أن أفعل شيئاً |
| Serin gece, durgun su, tam balıkların sevdiği gibi. | Open Subtitles | ليلة باردة مياه راكدة كما يحبها السمك |
| Ama biraz durgun kalıyor. | Open Subtitles | ولكن، كما تعلمون، راكدة قليلا. |
| Su, pis ve durgun. | Open Subtitles | انظر راكدة تقريبا. |
| Admiral bir köpek değil. Satışlar durgun. | Open Subtitles | أدميرال) ليسوا كلاب) - المبيعات راكدة - |
| Evet, sadece durgun bir gölet; | Open Subtitles | ...أجل ، مجرد بركة راكدة |