| Olur ya, pek aşırı öfkeye kapılıp aklın duvarlarını yıkar geçirir ya da ciğerlerine işlemiş bir alışkanlık gelir berbat eder en güzel davranışlarını. | Open Subtitles | او الذين نما فيهم طبع ردىء عجز العقل عن كبح جماحه او تعودوا عادة سيئة |
| Japoncan berbat. Kulaklarımı tırmalıyor. | Open Subtitles | نطقك لليابانيه ردىء للغايه إنه يلوث مسماعى |
| Evet, asıl problem prosedürün berbat oluşu efendim. | Open Subtitles | أجل المشكلة الحقيقية أن الإجراء المعتمد ردىء جدا سيدى... |
| Şehrin berbat yerindeki bir müzik kulübü. | Open Subtitles | إنه ملهى أغانى فى مكان ردىء من البلده |
| Dışarısı kesinlikle berbat. | Open Subtitles | طبعا إنه ردىء بالخارج |