| Yüksek kurşun seviyesi olan semtlere odaklandım. | Open Subtitles | ركّزت على الأحياء التي لديها أعلى مستويات من الرصاص |
| "Goodbye Art"ın (Güle Güle Sanat) başlangıcında zorla yok etmeye odaklandım, örneğin bunun gibi: Jimi Hendrix'in 7000 kibrit çöpü ile yapılmış resmi. | TED | في بداية مشروع "فن الوداع"، ركّزت على التدمير القسري مثل هذه الصورة لجيمي هندريكس التي صنعت بواسطة 7000 عود ثقاب. |
| Umarım bu odaklanmana yardımcı olmuştur. | Open Subtitles | لذا أتمنّى أنّك ركّزت الآن. |
| Umarım bu odaklanmana yardımcı olmuştur. | Open Subtitles | لذا أتمنّى أنّك ركّزت الآن. |
| Kıdemli kod yazıcı Gus Pawlicky üzerine yoğunlaşmıştım. | Open Subtitles | فقد ركّزت أنتباهيّ على كبير المبرمجين, (غوس باوليكي) |
| Kıdemli kod yazıcı Gus Pawlicky üzerine yoğunlaşmıştım. | Open Subtitles | فقد ركّزت أنتباهيّ على كبير المبرمجين, (غوس باوليكي) |
| Evet.Yüzüne odaklandım. | Open Subtitles | ركّزت على وجهك تعرف بأنّك تحبّني |
| Nefretim üzerine odaklandım. Ve ondan çok fazla nefret ediyorum. | Open Subtitles | ركّزت على الكره وإنّي أكرهها كثيرًا |
| Geleceğime gereğinden fazla odaklandım. | Open Subtitles | لقد ركّزت كثيراً على مستقبلي |
| Ama denedim de. Walter'ın söylediği gibi bir cümleye odaklandım ama bir şey olmadı. | Open Subtitles | أعني، لقد حاولتُ ركّزت على عبارة مثلما طلب مني (والتر) أن أفعل، ولم يحدث شيء |
| Sonra çocuklarıma odaklandım. | Open Subtitles | وبعد ذلك ركّزت على ولديّ |