| Bu arada bil bakalım bugün kim zam istedi? | Open Subtitles | على فكره , خمن من طلب زياده في المرتب هذا اليوم ؟ |
| Daha önce de söyledim, zam konusunda tartışmayacağım. | Open Subtitles | I told you before, I won't discuss a pay rise. لقد قلت لكِ من قبل .. انا لن اناقش مسأله زياده الراتب |
| Bu da her hafta fazladan iki buçuk gün ayakta olmamı sağlar. | Open Subtitles | و ذلك سيقوم بإيقاظي ليومين ونصف زياده في الأسبوع , لكل أسبوع |
| İnsanları üç ayrı sınıfa ayırıyorum: eğitimsiz, az eğitimli ve fazladan eğitimli. | TED | لذا قسمت الناس الى ثلاث: غير متعلمين ، متعلمين قليلا ، متعلمين زياده عن اللازم. |
| -Harika. Demek ekstra sevimli olacak. Endişelenme baba. | Open Subtitles | أوه عظيم ,هذا يعني أنها ستكون ودوده زياده |
| 12 ekstra dakika. Tam geniş ekran Cinemascope. | Open Subtitles | 12 دقيقه زياده , وشاشة عرض كامله |
| Benji'nin kopardığı her itirafla ikramiye aldığını biliyor muydun? | Open Subtitles | هل علمت ان بينجي يحصل على زياده في كل مره يجبر موظف على الاعتراف |
| Hatta ona zam yapmalısın. | Open Subtitles | في الحقيقة ينبغي عليك أن تعطيه زياده |
| Bu, yalnızca bir yerde zam olmadan çalışmak için uzun bir süre. | Open Subtitles | ؟ ليكون عملي في وضع واحد بدون زياده |
| Ama bana bir zam bile yapamazlar. | Open Subtitles | و ليس بإمكانهم ان يعطوني زياده |
| Sana neden zam yapamayacağımı açıkladım evde de biraz sorun zaman kötü, para az. | Open Subtitles | لقد اخبرتك لماذا لا استطيع ان اعطيك زياده... .الحياة المنزلية قليلا.. ..الوقت والمال ضيقان. |
| - zam alıyor muyum? | Open Subtitles | هل سأحصل على زياده في الراتب ؟ |
| Hmm,evet,sanırım bir zam alabilirim. | Open Subtitles | حسناً أظن أنني سأخذ زياده |
| Az eğitimli bunu yaptı. fazladan eğitimli sizler, toplum için ne yapacaksınız? | TED | شخص متعلم قليلا فعل كل هذا. ايها المتعلمون زياده عن اللازم مالذي ستعملونه للمجتمع؟ |
| Eğer beni dinleseydin şu anda trafikte sıkışmış olacaktık, ve kendine fazladan bir beş dolar yapacaktın. | Open Subtitles | لو انك استمعت الي لكنا الآن وسط الزحمه وكنت كسبت 5 دولارات زياده |
| Beni dinlemiş olsaydın, şu anda çoktan trafiğe saplanmış olacaktık sen de fazladan beş papel daha kazanmış olacaktın. | Open Subtitles | لو انك استمعت الي لكنا الآن وسط الزحمه وكنت كسبت 5 دولارات زياده |
| Al, fazladan hardal seversin... | Open Subtitles | بيتي ، تفضلي أعرف بانك تحبين خردلا ً زياده |
| ekstra sosisli, dolgun bir kahvaltı istiyorum. | Open Subtitles | سوف آخذ فطور ال (وايلد كات ) مع زياده في السجق |
| Ketçap, ekstra peynir. | Open Subtitles | كاتشب , جبنه زياده |
| Duble olsun. ekstra naneli. | Open Subtitles | و نعناع زياده |
| Hepiniz ikramiye alacaksınız. | Open Subtitles | سوف تحصلون على زياده |
| Union Pacific'ten önce varırsak artı ikramiye. | Open Subtitles | بلأضافه الي زياده إذا وصلنا الي قبل ( يو بي ) |