| sana bir içki getireyim. Senin güzel bir içkiye ihtiyacın var. | Open Subtitles | .سأجلب لك مشروب .هذا ما تحتاجينه,مشروب جيد |
| Size hamburger getireyim. | Open Subtitles | سأجلب لك مع سندوتشين من الهمبوجر, حسناً ؟ |
| Sana para getireceğim birkaç gün sonra oradayım ve her saniye seni düşünüyorum. | Open Subtitles | تماسكى و سأجلب لك بعض المال سأحضر فى غضون أيام إننى أفكّر بك طوال الوقت |
| Sana büyük bir dilim pasta getireceğim. Devamlı müşterimiz için. | Open Subtitles | سأجلب لك قطعة من الحجم العائلي خصيصاً للزبائن المميزين |
| - Arabada saklan. - Sana yemek getiririm. | Open Subtitles | حسنا , إختبيء في السيارة سأجلب لك بعض الطعام |
| sana bir parça turta vereyim. Ödeşmiş olalım. Peki ya onunla erkek erkeğe konuşup anlaşmaya çalışsam? | Open Subtitles | . سأجلب لك قطعة من الفطيرة ماذا لو تحدثت معه؟ |
| sana bir pasaport bulacağım. O zamana kadar burada güvendesin. | Open Subtitles | سأجلب لك جواز السّفر، حتّى ذلك الحين ستكون بمأمن هنا |
| Hadi buradan çıkalım sana biraz nitrogliserin getireyim , tamam mı? | Open Subtitles | دعنا فقط نخرج هنا وأنا سأجلب لك بعض من مرهم الترطيب حسنا؟ |
| Bitirince bana seslen de en sevdigin bögürtlenli pastadan getireyim. | Open Subtitles | عندما ننتهي هنا سأجلب لك الحلويات المفضّلة لديك حلوى الكرز , أتذكرينها ؟ |
| Lütfen oturun profesör. Size çay getireyim. | Open Subtitles | تفضّل بالجلوس أيها البروفيسور، سأجلب لك بعض الشاي |
| Evet bayan, bir dakika beklerseniz yöneticimi getireyim size. | Open Subtitles | نعم سيدتي، لو انتظرت للحظة فقط سأجلب لك المشرفة |
| Tabii, sana dünyanın en buzlu çayını getireceğim. | Open Subtitles | بالطبع سأجلب لك أفضل شاي مثلج في العالم. |
| Oyalanırsak şüphelenirler. Belgeyi bu akşam getireceğim. | Open Subtitles | أيّ تأخير سيثير الشبهات سأجلب لك تذكرة السفر الليلة |
| Planların geri kalanını senin Mısır odasındaki şeyinden sonra getiririm. | Open Subtitles | سأجلب لك بقية الخطط بعد أن تقوم بما لديك في الغرفة المصرية |
| Bir dahaki sefere biraz fazla getiririm, tamam mı? | Open Subtitles | سأجلب لك المزيد في المرّة القادمة، مفهوم؟ |
| Biraz daha vereyim o zaman. | Open Subtitles | سأجلب لك واحدة أخرى. |
| Size biraz pasta vereyim. | Open Subtitles | سأجلب لك بعض الكعك. |
| Adresi bulacağım ama neden anlamıyorsun ben artık o adam değilim. | Open Subtitles | سأجلب لك العنوان لكن لماذا لا تفهم أنت ذلك؟ أنا لم أعد ذلك الشخص بعد الان |
| - Sana rahat edeceğin bir şeyler getirteyim. | Open Subtitles | سأجلب لك بعض الأغراض تزيد راحتك |
| Hemen getiriyorum. | Open Subtitles | سأجلب لك بعض الماء |
| Paranı bir ay içinde alacağını söylemeye geldim sadece. Yani evimden uzak... O kadar uzun süre bekleyecek değilim. | Open Subtitles | لقد جئت لأُخبرك أني سأجلب لك المال . خلال شهر ، إبتعد عن (إيان)ِ |