| 10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı. Bu kadın kurtarılmadan önce orada iki saat boyunca kaldı. | TED | منذ ١٠ سنوات كان هناك متزلجة على الجليد في النرويج حصرت في شلال ثلجي وبقيت هناك لمدة ساعتين قبل أن يتمكنوا من استخراجها. |
| Üçü on geçiyor. İki saat daha oturabiliriz. Sonra erken işlerim için üzerimi değiştirmeliyim. | Open Subtitles | هذه يعنى ان امامى ساعتين قبل ما ابدل ملابسى للذهاب للكنيسه |
| Hayranla sıçramadan iki saat önce yerlerini aldılar. | Open Subtitles | المشجعون وصلوا مبكرا ساعتين قبل المباراه |
| Karısını öldürüp kendi kafasını uçurmadan iki saat önce. | Open Subtitles | ساعتين قبل أن يقتل زوجته و يقوم بتفجير رأسه |
| Bulaşıcı hale gelmeden önce birkaç saat zamanımın kaldığını babama söylemiş. | Open Subtitles | اخبر أبى أن أمامى ساعتين قبل أن... قبل أن أصبح معدياً |
| Görüşü kaybetmeden önce iki saatimiz var. | Open Subtitles | لدينا ساعتين قبل أن نفقد فرصتنا |
| Araba iki saat içinde gelecek, o zaman, zaman kaybetmeden futbola başlayalım. | Open Subtitles | لدينا ساعتين قبل وصول السيارة , لماذا نضيع الوقت؟ .سنلعب الكرة |
| Resitalin başlamasına iki saat var. Buranın her yerini iyice öğrenin. | Open Subtitles | لدينا ساعتين قبل الأداء إعرفوا هذا المكان داخله و خارجه |
| Resitalin başlamasına iki saat var. Buranın her yerini iyice öğrenin. | Open Subtitles | لدينا ساعتين قبل الأداء إعرفوا هذا المكان داخله و خارجه |
| Boulder'a varmamıza iki saat var. | Open Subtitles | نعم لدينا حوالى ساعتين قبل ان نصل الى بولدر |
| Yani bana kanamanın normal olduğunu söylemek için iki saat erken mi geldiniz? | Open Subtitles | حسنا، حسنا لقد أتيت ساعتين قبل الموعد لتخبرني أن .. أن البقع عوارض طبيعية؟ |
| Bir arkadaşımın kayak merkezi var. Açılıştan bir kaç saat önce bizi içeri almayı kabul etti. Cumartesi sabahı, bütün dağı kendimize saklayabiliriz. | Open Subtitles | صديقى يمتلك نزل تزلج وسيعطينا ساعتين قبل الافتتاح صباح السبت جبل بأكمله لنا فقط |
| Ondan iki saat önce Edward Everett'in konuştuğu konu, açıkçası, bugün bizi ilgilendiremez, o zaman da zorla ilgilendirdi. | TED | لمدة ساعتين قبل ذلك تكلم إدوارد إيفرت عن موضوع لا يمكنه جذبنا اليوم بل و بالكاد جذبنا حينها ! |
| Patlamadan 2 saat önce öldürülmüş olabilir. | Open Subtitles | يبدو انها قتلت ساعتين قبل الانفجار |
| Cinayetten 2 saat önce çekilmiş. | Open Subtitles | الوقت محدّد , ساعتين قبل حصول الجريمة |
| Olaydan iki saat önce çekilmiş. | Open Subtitles | التقطت هذه الصورة ساعتين قبل الحادث. |
| Son işimde ne zaman Bilgi-İşlem'i arasam birinin gelmesi için kesin birkaç saat geçerdi. | Open Subtitles | كلّما اتّصلتُ بتكنولوجيا المعلومات في عملي القديم كنتُ أنتظر ساعتين قبل أن يحضر أحدهم |
| Taşıma için hızlarımızı ayarlamamız birkaç saat sürecek. | Open Subtitles | حسنا ، سيكون لدينا ساعتين قبل أن تتساوى سرعتنا ليتم نقلهم |
| - Çıkış ziline daha birkaç saat var. | Open Subtitles | لازالت هناك ساعتين قبل الجرس. |
| Bay Jones, planlanmış saldırınız gerçekleşmeden önce iki saatimiz var. | Open Subtitles | سيد (جونز)، أمامنا ساعتين قبل أن يقع هجومك. |
| Güneşin batmasından önce iki saatimiz var. Hadi buradan gidelim. | Open Subtitles | لديّنا ساعتين قبل غروب الشمس |