| Kocama bunun neden olduğunu açıklamak zorunda kalmamayım bir de. | Open Subtitles | وآخر ما أحتاجه هو أن أشرح لزوجي سبب حدوث ذلك. |
| Bütün bu bilgileri bir araya getirerek böyle şeylerin neden olduğunu görmeye başlayabilirsiniz. | TED | لذا فيمكنك أن تضع هذه الأمور معاً وتبدأ في رؤية سبب حدوث أمور كهذه. |
| Ve bu gibi şeylerin neden olduğunu anlamaya çalışmak boşuna olur. | Open Subtitles | ولا يوجد أي داع لمحاولة فهم سبب حدوث هذه الأشياء |
| - Hayır. Bunun niye olduğunu hâlâ bilmiyoruz. - Zootopya'yı mahvedebilir. | Open Subtitles | كلا اصغي لي، لا نعرف بعد سبب حدوث ذلك قد يتسبب في دمار (زوتوبيا) |
| İkimiz de bunun niye olduğunu biliyoruz. | Open Subtitles | ) كِلانا يعرف سبب حدوث هذا الآن! |
| Belki tüm bu olanların sebebi bunun yeni bir şans olmasıdır. | Open Subtitles | ربما سبب حدوث كل هذا أنه هذه هي فرصتي الجديده |
| Öyle şeylerin neden olduğunu hiç merak etmez misiniz? | Open Subtitles | ألم ترغب يوماً في معرفة سبب حدوث أشياء كهذه؟ |
| Bunun neden olduğunu bilmiyorsunuz. | Open Subtitles | بشرط أن تسجل نفسك في برنامج الإقلاع عن المخدرات لدى الشرطة لا أصدق ، ليس لديكم أي فكرة عن سبب حدوث هذا |
| Bir şeyin neden olduğunu bilmediğimizde, birini suçlarız ve "Onlara karşı sert durmalıyız!" | TED | عندما لا نعرف بالضبط سبب حدوث شيء ما، فإننا تلقي اللوم على شخصٍ ما، ونقول: "نحتاجُ لأن نصبح أكثر صرامة معهم!" |
| Ama bunun neden olduğunu anlamak zorundayım. | Open Subtitles | ولكن أنا بحاجة الى معرفة سبب حدوث هذا |
| Bir numaralı önceliğimiz, buna neyin neden olduğunu bulmak. | Open Subtitles | الأولوية الأولى.. إكتشاف سبب حدوث هذا |
| Bayılmaya neyin neden olduğunu ve sorumlusunu öğrenmek için enerjinizi boşa harcıyorsunuz. | Open Subtitles | "أنت تهدر طاقتك على سبب حدوث "الإغماء و من المسؤول عنه |
| Bunların neden olduğunu anlamıyorum. | Open Subtitles | لا أفهم سبب حدوث هذا |
| Ama olanların sebebi bu değil, değil mi Samantha? | Open Subtitles | لكن هذا ليس سبب حدوث هذا أليس كذلك يا (سامنثا)؟ |