"ستسأل" - Translation from Arabic to Turkish

    • soracak
        
    • soracaksın
        
    • soracağını
        
    • sorabilirsin
        
    • isteyeceksin
        
    • teklif
        
    • varacağınızı
        
    • sorarsın
        
    • sorardınız
        
    Efendine Camelot'taki Sarayıma katılıp katılmak istemediğini soracak mısın? Open Subtitles هل ستسأل سيدك أن ينضم إلى قصرى فى كاميلوت ؟
    Acaba bir sonraki kız da sana ne olduğunu soracak mı. Open Subtitles أتساءل إن ما كانت ستسأل الفتاة الجديدة عما حّل بكِ
    Ne, bu işi düzeltmesi için sokaklardaki birkaç aptala mı soracaksın? Open Subtitles انا سوف اسأل بالجوار .ماذا , هل ستسأل رئيس الشوارع ليحل هذا ؟
    Her telefonun çaldığında kendi kendine soracaksın acaba bu senin için içeri giren adamın bir daha dışarı çıkamayacağının haberi mi diye. Open Subtitles وهو معرفة انه كل مرة هاتفك سيرن ستسأل نفسك اذا كانت هذه المكالمة التي ستعرف بها ان الشخص الذي هو هنا من أجلك
    Bu siktiğim soruyu soracağını bildiğimden geldim. Open Subtitles أتيت لأني كنت أعلم أنك ستسأل ذلك السؤال اللعين.
    Şimdi nasıl yapacağımı sorabilirsin. Open Subtitles الآن ، كيفَ سأفعل ذلك ؟ ربما ستسأل كيف
    Bir içki isteyeceksin sanmıştım. Epeydir görünmüyordun. Open Subtitles أعتقدت أنك ستسأل عن مشروب
    Onu soracak mısın yoksa ayık bir halde orada öylece oturacak mısın? Open Subtitles هل ستسأل عنها, أم ستجلس هكذا ممتنعاً عن الشراب؟
    Bak. Dunbar Çin konusunu açıp açmadığımı soracak. Açmadım. Open Subtitles أنظري، دنبار ستسأل إذا ذكرت الصين، و لم أفعل.
    Şimdi söylersem bana neden tutamayacağım sözler verip aile kurduğumu falan soracak. Open Subtitles إذا اخبرتها الان ستسأل لما قمت بكل هذه الوعود بدء تكوين عائلة، كل هذا الوقت؟
    soracak olursan, bunu da duymadım. Open Subtitles إذا كنت ستسأل لم أسمع هذا أيضاً
    Baldızım, Bapu'yla alakalı sorular soracak. Open Subtitles على الراديو ستسأل اسئلة عن بابو
    Bud, tartışmada ne soracaksın? Open Subtitles سيد باد ماذا ستسأل في المناظرة ؟
    Gidip Derek'e aşık olup öldürdüğü kızı mı soracaksın? Open Subtitles هل ستسأل "ديريك" عن الفتاة التى وقع فى حبها ثم ماتت؟
    Belli ki çok soru soracaksın. Open Subtitles من الواضح أنّك ستسأل الكثير من الأسئلة
    FG: Bunu soracağını biliyordum. TED فرانك: عرفت بأنك ستسأل هذا السؤال
    Bana böyle sorular soracağını bilseydim, bir fotoğrafçı görevlendirirdim. Open Subtitles لذا، فقد أرسلناك للخارج من أجل التعليم. إنْ كنتُ أعلم أنك ستسأل مثل هذه الأسئلة المضحكة...
    Bunu soracağını biliyordum. Open Subtitles كنت أعتقد أنك ستسأل هذا السؤال
    Ve onlardan yedisine sorabilirsin. Open Subtitles وأنت ستسأل 7 منهم.
    Pekâlâ, 10 örnek isteyeceksin. Open Subtitles حسناً، أنت ستسأل لعشرة عينات.
    Yani karına evlenme teklif ettiğin zaman bu şekilde mi sormuştun? Open Subtitles إذاً هذا ماستقوله عندما ستسأل زوجتك الزواج بك؟
    Bu noktaya varacağınızı biliyordum, Albay. Open Subtitles كنت أعرف أنك ستسأل عن ذلك أيها العقيد
    Sanırım bundan sonra sorarsın. Open Subtitles حسنًا, يبدو أنك ستسأل عن هذا من الآن فصاعدًا
    İkinci bir şansınız olsaydı, şunu sorardınız: Open Subtitles ....... و إذا كان لديك فرصة اخرى كنت ستسأل لماذا ؟

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more