| Kaçak Galyalıları fıçılarında gizli silahları mı varmış? | Open Subtitles | غاليين دخلوا بطريقة غير شرعية مع سلاح سري في برميل؟ |
| Yer yüzündeki diğer silahlardan daha güçlü Gizli bir silahım var. | Open Subtitles | ..لا تقلقا ، لدي سلاح سري سلاح مميت أكثر من أي بندقية |
| 4 ay önce, kaynaklarımızdan birine gizli silah programı üzerine gönüllü olarak konuşacağını bildirmiş. | Open Subtitles | قبل 4 أشهر، أشارت إلى أحد مساعدينا أن لديها استعدادا للحديث بخصوص برنامج سلاح سري |
| Ben terörle olan savaşınızda gizli silahım. | Open Subtitles | أنا سلاح سري في حربكم ضد الإرهاب |
| Aslında bu adamların yakanızdan düşmesini sağlayacak gizli bir silah var. | Open Subtitles | حَسناً، هناك سلاح سري الذي حقاً قَدْ يُساعدُ للحُصُول على هؤلاء الناسِ مِنْ ظهرِكَ. |
| Bu iş için doğru adamdı. Çünkü gizli bir silahı vardı. | Open Subtitles | هوكَانَالرجلالمناسبَللشغلِ لأن كَانَ عِنْدَهُ سلاح سري. |
| Bu kitaba göre gizli bir silahımız var. | Open Subtitles | كما يقول هذا الكتاب لدينا سلاح سري "الخطوات السهلة ضد المؤجر" |
| ALTINGÖZ isimli gizli silahımız Severneya'daki üssümüzle beraber yokedildi. | Open Subtitles | تم تفجير نظام سلاح سري يسمى.. العين الذهبية.. في سيفرينيا |
| Kaçak Galyalıların fıçılarında gizli silahları mı varmış ne? | Open Subtitles | غاليين دخلوا بطريقة غير شرعية مع سلاح سري في برميل؟ |
| Bom Retiro için klasik bir maç, İtalyanlar daha yetenekli ama Yahudilerin de gizli silahları var. | Open Subtitles | للمباراة الكلاسيكية في "بوم ريتيرو" الإيطاليـون كان لديهم موهبـة أكثر لكن اليهود كان لديهم سلاح سري |
| Tehlikeli değil. Gizli bir silahım var. Çikolata. | Open Subtitles | ، كلا ، فلدي سلاح سري الشوكولاتة الغامقة المفضلة |
| Kullanabileceğim Gizli bir silahım var: televizyondan bir ünlü. | Open Subtitles | لديّ سلاح سري مشهور على التلفاز |
| Ama beni koruyan Gizli bir silahım vardı. | Open Subtitles | . ولكن لدي سلاح سري يُبقني بأمان |
| Evet, arkadaşlar biraz arkada kaldığımız için minik bir gizli silah geliştirdim. | Open Subtitles | حسناً, بما أننا متخلفين نوعاً ما عن الباقي هنا قمت بصنع سلاح سري |
| Yani Namhan Kalesinde kardeşlerimize saldırmak için kullandıkları gizli silah mı demek istiyorsun? | Open Subtitles | أنت تظن يوجد سلاح سري لمهاجمة إخواننا... في حصن نهامان? |
| Ben gizli silahım! | Open Subtitles | لدي سلاح سري. |
| Yani test edilen gizli bir silah yoktu öyle mi? | Open Subtitles | [ضحك] - ذلك لم يكن هناك سلاح سري تطلق الاختبار؟ |
| Bu fıçıların birinin içinde gizli bir silah var. | Open Subtitles | هناك سلاح سري في واحد من هذه البراميل |
| Ve tabi ki burada, Hans Rosling gibi siz de konuşmacıysanız, konuşmacı bu karmaşayı aldatıcı bulur. Ama Hans Rosling'in durumunda, dün kılıç yutma numarasında gerçekten gizli bir silahı vardı. | TED | وبالطبع، إذا كنتَ متحدثًا هنا، مثل هانز روزلنج، يجد المتحدث هذا التعقيد صعبًا. ولكن في حالة هانز روزلنج، كان لديه سلاح سري بالأمس، حرفيًا, في عرضه لابتلاع السيوف. |
| Hayır, bu yıl Zafer Kampı'nın gizli bir silahı var. | Open Subtitles | لا، هذا العام معكسر النصر لدية سلاح سري |
| Ama korkmayın, çünkü gizli bir silahımız var. | Open Subtitles | لكن لا تقلقوا لأنه لدينا سلاح سري |
| Ama gizli bir silahımız var. | Open Subtitles | لكن لدينا سلاح سري |
| - Endişelenme, gizli silahımız var. | Open Subtitles | -لا تقلق يا (جاس)، لدينا سلاح سري |